Yazılar

Dudak-Damak yarıklı çocuklara yardım konseri

7 Haziran Çarşamba günü İstanbul İşsanat Gelerisi’nde piyano sanatçımız Gülsin Onay bir resital verecektir. Konserin geliri dudak-damak yarıklı çocukların tedavisi için ücretsiz hizmet veren bir vakıfa aktarılacaktır. Katkılarınız engelli çocuklarımızın yüzünü güldürecektir.

Konser saati: 19:30 (Levent İş Kuleleri)

Estetik Cerrahın Emekliliği

Prof. Dr. Ege Özgentaş Business Channel Turk’te yaptığı bir söyleşide bir estetik cerrahın kaç yaşına kadar çalışabileceği konusundaki görüşlerini açıklıyor:

Tıp Bayramı Kutlu Olsun

Tüm doktor meslektaşlarımın ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun.

 

Emekçi Kadınlar Günü

Toplumların geleceğinin garantisi olan kadınların “8 Mart Emekçi Kadınlar Günü” kutlu olsun.

Kafatası kemikleri çıkartılan hastaları nasıl tedavi ediyoruz?

Koç Üniversitesi Hastanesi’nde kafatası kemiklerindeki eksikliği tamamladığımız bir hastayı yürür durumda tabucu ettik. Birkaç yıl önce başından yaralandığı için kafa kemiklerinin geniş bir kısmı çıkartılmış. Daha sonra beyni korumak için eksik kısım sentetik bir madde ile kapatılmış. Ancak bir süre sonra vücut bu maddeyi reddettiği için çıkartılmış. Bu hastayı kendinden aldığımız kemikler ile tedavi ettik. Kemik boşluğu yekpare olarak kendi kemikleri ile kapatıp plaklar ile kenarlardaki sağlam kemiklere vidaladık. Kafatası eski bütünlüğüne ve sağlamlığına kavuşan hasta bundan sonra günlük yaşamında kendisini çok daha güvenli hissedecek.

Her ne kadar sentetik maddeler (silikon, kemik çimentoları, seramik ve daha başkaları) ameliyatları kolaylaştırıyor iseler de bazı bünyeler bunları kabul etmemekte ve vücuttan atmaya çalışmaktadır. Oysa insanın kendi vücudundan alınan maddeler ise ömür boyu kalıcı olmaktadır. Ekibimiz ve Prof. Dr. Ege Özgentaş vücut içindeki eksik dokuları mümkün olduğunca kişinin kendisinden alınan dokular ile onarmayı tercih etmektedir.

Mutlu Ekip

Bir cerrahi ekibin en mutlu olduğu an verilen emeğin karşılığını bulduğunu anladığı zamandır.

Brezilya’lı ünlü estetik cerrah Pitanguy öldü.

Estetik cerrahi’nin 20. yüzyıldaki en büyük isimlerinden olan Ivo Pitanguy’u geçtiğimiz ay (6 Ağustos 2016) kaybettik.

Brezilya’da doğan Pitanguy tıp fakültesini Rio de Janeiro’da bitirdikten sonra 1940 ların sonlarında burs kazanarak ABD de Cincinnati Ohio’da Professor John Longacre’ın servisinde asistan olarak çalışmış daha sonra Mayo Klinik ve New York’ta Dr. John Marquis Converse’in kliniğinde plastik cerrahi eğitimi almıştır.

Rio de Janeiro’da çeşitli hayır kurumu hastanelerde yanıklı ve fakir hastaların bakımları ile ilgilenen Prof. Pitanguy pek çok savaş mağduru ve kaza kurbanının da normal bir hayata dönmesine çaba harcamıştır.

Prof. Pitanguy özellikle meme ve karın estetiği konusunda estetik cerrahiye büyük katkılarda bulunmuştur.

İsmi estetik ve plastik cerrahi dünyasında bir duayen olarak bilinen Pitanguy çok sayıda bilimsel yayını ve yetiştirdiği çok sayıda estetik plastik cerrah ile tıp dünyasında uzun süre unutulmayacaktır.

 

Prof. Dr. Ege Özgentaş ve anestezi ekibi ameliyata başlıyor

Bir cerrahi işlemin başarılı sonuçlanması en az cerrahın becerisi kadar ameliyathanenin donanımı, anestezi ekibinin deneyimi ve ameliyat sonrası bakımın kalitesi ile de ilgilidir.

Ülkemiz son yıllarda hızla yenileri eklenen modern hastaneleri ile tıp alanındaki gelişmesini sürdürmektedir. İstanbul’da açılan Koç Üniversitesi Hastanesi modern yapısı, donamımı ve seçilmiş ekibi ile kaliteli ve güvenli hizmet veren hastaneler arasında ön sıralarda yer almaktadır.

Prof. Dr. Ege Özgentaş kritik bakım gerektiren ameliyatlarını Koç Üniversitesi Hastanesi’nde yapmayı tercih etmektedir.

Damak yarığı ile doğan 9 aylık bir bebek Koç Üniversitesi Hastanesi ameliyathanesinde anestezi ekibi tarafından uyutulurken görünüyor.

Ameliyatı sorunsuz geçen bebek ameliyattan 3 saat sonra su içmeye başlamış ve ertesi günü taburcu edilmiştir.

Sağlık hizmetlerinin bir ekip işi olduğu hatırdan çıkartılmamalıdır. Modern binalar ve cihazlar ancak onları kullanan yetenekli kişilerin varlığında bir anlam ifade ederler.

Estetik cerrahi ile ilgili bir tv programım

Estetik Cerrahi televizyon programcılarının daima ilgisini çekmiştir. Yakınlarda “Sema Baysal ile İşkolik” programının konuğu oldum ve 24 dakika boyunca branşımızın ilgi çeken başlıklarından bahsettim.

Avrupa Plastik Cerrahi Birliği kongresine Türkiye damgasını vurdu

Avrupa Plastik Cerrahi Birliği (EURAPS) bilimsel kongresi 26-28 Mayıs 2016 tarihleri arasında Brüksel’de yapıldı.

Avrupa’nın en elit Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanlarının üye olabildikleri bu kongrede özellikle genç Türk Plastik Cerrahları göz doldurdu. Tüm Avrupa ülkelerine dağıtılan toplam 6 fellow’luk burslarından iki tanesini Genç Türk Plastik Cerrahları kazandı. Ayrıca Türkiye’den sunulan çok sayıda bilimsel bildiri de ilgi ile izlendi.

Kongre açılışını Belçika Prensesi Lea yaptı. Monarşinin bir ferdi olmasına karşın son derece sade giyimi, mütevazi ve alçak gönüllü davranışları ile Prenses Lea herkesin sempatisini kazandı.

Kongrede sunulan bildiriler sıkı bir seçimden geçirildiği için bilimsel açıdan çok yüksek düzeyde idiler. Bilimsel değerinin yanında konuklarına özel sosyal  aktiviteleri ile de ünlü olan kongre bu kez de düzenlediği iki ayrı gece ile geleneğini sürdürdü.

Otomobil Müzesi’nde yapılan “Gala Yemeği” ilginç bir sanat çalışmasına evsahipliği yaptı. Belçika’lı sanatçıların hazırladığı dev bir resim sahnenin arkasını kaplıyordu. Resme dikkatli bakıldığında küçük tablo parçalarının oluşturduğu dev bir mozaik olduğu dikkati çekiyordu. Gecenin ilerleyen saatlerinde sanatçılar çalışma tulumları ile birlikte bu mozaikleri tek tek kaldırdılar ve bu küçük resimcikleri (hepsi özgün olarak yağlıboya ile yapılmışlardı) konuklara hediye ettiler. Kaldırılan mozaik tabloların altından meşhur çizgi roman kahramanı Tenten’in resmi çıktı.

Kongre kapanış yemeği ise çizgi roman müzesinde yapıldı. Her iki müze de ilginç eserler ile dolu idi. Tenten başta olmak üzere pek çok çizgi romanın yaratıldığı Belçika sanatta oldukça ileri düzeyde olduğunu konuklarına gösterdi.

Kendine özgü mutfağı ile de katılımcıların beğenisini alan Belçika Brüksel’in temizliği ve güzelliği, halkın güleryüzlülüğü ve konukseverliği ile dikkati çekti.