Plastik cerrah, estetik cerrah ve estetisyen arasındaki farklar nelerdir?

Plastik Rekonstrüktif Estetik Estetisyen

 

Estetik Cerrahi’nin gelişimi

Plastik Rekonstüktif Cerrahi

Plastik cerrahi estetik cerrahiyi yaratan ana bilim dalıdır. Eskiden pek çok tıp branşı özellikle hayatı kurtarmayı amaç edinmiş iken plastik ve rekonstrüktif cerrahi hayat kurtarma yanında ayni oranda yaşam kalitesini yükseltmeyi de amaç edinmiştir. Örnek verirsek bir nedenle burnunu kaybetmiş olan kişi hayatını sürdürebilir. Ancak kendisine yeni bir burun yapıldığı takdirde hayatını daha kaliteli olarak yaşar.

Bu örnekleri doğuştan ortaya çıkan şekil bozukluklarının, kazalar veya kanser cerrahisine bağlı ortaya çıkan doku kayıplarının, hoş olmayan görüntüler ve rahatsız edici yara izlerinin tedavisi gibi çoğaltabiliriz.

Plastik rekonstrüktif cerrahi görüntü veya işlevi bozulmuş bölgeleri tedavi ederken edindiği deneyimler ile herhangi bir işlev kaybı olmayan ancak göze hoş görünmeyen bozuklukların tedavisi ile de ilgilenmeye başlamıştır.

Estetik Cerrahi’nin başlangıcı

İlk estetik ameliyatlar büyük burunların küçültülmesi, yaşlılıktan sarkmış yüzlerin tekrar gerilmesi, kepçe kulakların arkaya yatırılması, büyük memelerin küçültülmesi, sarkık karınların gerilmesi gibi sık görünen bozukluklarda uygulanmaya başlanmıştır.

Bu işlemleri daha sonra küçük memelerin büyütülmesi, fazla yağların alınması, deriyi güzelleştirme işlemleri, kesi yapılmadan veya çok küçük kesilerden yapılan güzelleştirme işlemleri izlemiştir.

Klasik estetik ameliyatlar (karın germe, meme küçültme, yüz germe) ameliyathane ortamı ve özel eğitime gereksinim gösteren ciddi ameliyatlardı.

Ameliyatsız teknikler

Teknolojideki ilerlemeler çeşitli laser ışınları, mikrodalga cihazları, kimyasal maddeler kullanarak ameliyathaneye alınmadan insanların güzelleşmesini sağladı. Bu cihazların kullanılmaları oldukça kolay idi ve çok önemli bir tıp eğitimine ihtiyaç göstermiyorlardı. Uygun kullanıldıkları takdirde ciddi zararlı etkileri de yoktu. Bu durum cihazı alacak ekonomik gücü olan kişilerin tıp eğitimi almadan bunları kullanmaya başlamaları ile sonuçlandı. Hatta bazı firmalar özel kurslar düzenleyerek ilgisiz kişilerin bile bunları kullanmalarına olanak tanıdı.

Dolgu ve botulinum toksini

Son yıllarda oraya çıkan iki önemli yenilik ise dolgu ve botulinum toksini (botox) idi. Dolgu küçük kırışıkları gizlemek için kullanılan sıvı bir maddedir. İçeriği vücudun yabancı olmadığı bir yapıdadır (hiyaluronik asid veya laktik asit). Tam kırışıklıkların içine bu maddeleri enjekte etmek geçici de olsa görüntüde düzelme sağlıyordu. Botulinum toksini ise adalenin içine verilen ve kasların hareket etmesini önleyen bir zehirdi. Özellikle yüzdeki mimik kaslarını felç ederek kaşların arasındaki ve alındaki kırışıklıkları geçici olarak ortadan kaldırıyordu. Dolgu ve botox piyasada satıldığı ve alındıktan sonra buzdolabı veya rafta uzun süre saklanabildiği için kullanık kolaylığı açısından hemen dikkati çekti. Her ikisinin de nerelere ne kadar yapılması gerektiği kısa bir kurs ile öğretilebiliyordu.

Estetiğe ilgi artışı

Tehlikesi az olan ve olumlu etki sağlayan güzellik araçları estetik plastik cerrahlar kadar diğer hekimlerin hatta hekim olmayan kişilerin de dikkatini çekti.

Estetik yalnızca kurslar ile öğrenilir mi?

Kanunlardaki boşluklardan yararlanarak pek çok kişi özel kurslara giderek laser, rasyofrekans, dolgu ve botox kullanmayı öğrenip kendilerini estetisyen olarak tanıtmaya başladılar. Diş hekimi, ortopedist, pratisyen hekim, genel cerrah vs gibi pek çok tıp branşı ve hemşireler kurs alarak veya almadan bu tip kozmetik işlemleri yapmaya başladılar.

Beklenmeyen aksiliklerin tedavisi

Bir genel cerrahın yüze lazer uygulamasının veya bir kadın doğum uzmanının karın germe ameliyatı yapmasının ne sakıncası var ki? Diye sorabilirsiniz. Tıbbın her uzmanlık dalı farklı bir konuda eğitim verir. Eğer kullanılan lazer yüzde istenmeden derin bir yanık oluşturur ise bunun tedavisi genel cerrahiyi aşar. Ayrıca bir kadın doğum uzmanı karın germe yaparken deride çürüme (diğer adı ile nekroz) gelişir ise bu da uzmanlık alanını aşar. Bütün bunlara karşın pek çok cerrahi branşta (KBB, Kadın Doğum, Genel Cerrahi ve hatta Diş Hekimliği) kendini “Estetik Cerrah” diye tanıtanlara rastlanmaktadır.

Neden plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi?

Oysa plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahlar zaten mesleklerini çürümüş, kopmuş, bozulmuş dokuların yeniden düzeltilmesi ile öğrenmişlerdir ve istenmeyen bir durum ortaya çıktığında tedavisini en iyi şekilde yapabilecek kapasitededirler.

Tıpta hiçbir işlem %100 tehlikesiz değildir. Kalçaya batırılan bir iğne bile nadir de olsa hiç beklenmeyen sonuçlara yol açabilir. Dolgu, botox, laser ve dışardan sürülen kimyasal maddelerin nadiren çok ciddi yan etkileri olabilir. Uygulayan kişi bir hekim değil ise bu istenmeyen durumlar ile baş edemez. Hatta bazı ciddi durumlarda hekim veya uzman hekim bile olmak tedavi için yeterli değildir. Halbuki plastik rekonstrüktif estetik cerrahlar her türlü beklenmeyen duruma karşı eğitimli olduklarından sorunlar ile en etkin şekilde mücadele edebilirler.

Estetik cerrah nasıl yetişir?

Bir plastik rekonstrüktif ve estetik cerrah tıp eğitimi hariç en az 7-8 yılda yetişmektedir. Eğitim sırasında genel cerrahi, ortopedi, çocuk cerrahisi, beyin cerrahisi gibi branşlarda çalışmakta mikrocerrahi eğitimi almakta ve plastik cerrah olmadan ve olduktan sonra da özel estetik cerrahi eğitimi almaktadır.

Herhangi bir tıp dalından uzmanlık almış birinin birkaç aylık bir kurs ile estetik ameliyatları yapabilecek hale gelmesi beklenmemelidir. Ayrıca yapsalar bile ortaya çıkacak istenmeyen durumlar ile baş edebilmeleri mümkün değildir.

Estetisyen kimdir?

Hele hele hiç tıp eğitimi almamış birinin yalnızca kurslar ile kendini estetisyen diye tanıtıp tıbbi girişimlerde bulunması uygun değildir. Aslında estetisyenler dünyanın birçok yerinde makyaj, saç bakımı, zararsız cilt bakımı, tırnak bakımı ve bu gibi tıbbi olmayan işlemler ile hayatlarını kazanmaktadırlar. Her meslek gibi estetisyenlerin de belli saygınlıkları vardır. Ancak iş tıbbi müdahalelere (dolgu botox vs) geldiği zaman bu görev sınırlarını aşmaktadır.

Estetik cerrah arayanlar ne yapmalı?

Güzelleşmek için başvuran kişiler kendilerini emin ellere nasıl bırakabilirler?

Bunun en kolay yolu Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın verdiği “Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi” diplomasını görmektir. Diğer ülkelerde ise Plastic Recontructive and Aesthetic Surgery board (meslek odası) belgesini görmektir. Ülkemizde de Türk Plastik Rekonstrrüktif ve Estetik Cerrahi derneği tabip odası işbirliği ile meslektaşlarına oda üye belgesi (board belgesi) vermektedir.

Sağlığınızı riske atmayın. Estetik ameliyatlarınızı diplomalı ve oda belgesi olan hekimlere yaptırın.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir