Estetik Ameliyatların Ömrü

Estetik Cerrahi Ameliyatlarının Kalıcılığı Ne Kadardır?

Estetik cerrahi çeşitli bölgelerde değişik amaçlar için ameliyatlar gerçekleştirir. Bu ameliyatların hem fiziksel olarak hem de parasal olarak bazı bedelleri vardır. Hastaların bir kısmı kendilerince külfet sayılan bu durumu tekrar yaşamak istemezler ve genellikle bu yapılan ameliyatın kaç yıl etkisini sürdüreceğini sorarlar.

Aslında sorunun doğru şekli herhangi bir ameliyatın etkisini kaç yıl sürdüreceği şeklinde olmalıdır.

Ameliyatların etkinlik süresi çeşitlilik gösterir. Bir kalp ameliyatı iyileştirici etkisini ömür boyu sürdürebileceği gibi birkaç yıl içinde yararlı etki yok olabilir ve kişi hayatını kalp krizinden kaybedebilir. İyi yapılmış bir apendisit veya safra kesesi ameliyatı etkinliğini ömür boyu sürdürür ve hasta bir daha bu organlar ile ilgili bir sorun yaşamaz. Buna karşılık iyi yapılmış bir mide küçültme ameliyatı yıllar sonra etkisini kaybedebilir ve kişi yeniden kilo almaya başlayabilir.

Estetik ameliyatlar da diğer cerrahi işlemlerden farklı değildir. Yalnızca uygulanan organ ve bölgeler farklıdır. Sık yapılan ameliyatların devamlılık süresini örnekler ile inceleyelim:

Kepçe kulak ameliyatı:

Okul öncesi çocuklarda psikolojik olumsuz etkileri azaltmak için yapılan bu ameliyat doğru yapıldığı takdirde ömür boyu etkisini sürdürür. Ameliyattan birkaç ay sonra kulağın tekrar açılması genellikle cerrahi teknikteki bir yetersizliğe veya dikişlerin zorlanarak kopmasina bağlıdır.

Burun estetiği:

Genellikle ameliyatın hemen sonrasında burundaki alçı ve bandajlar açıldığında burun şekil güzel görünür. Ancak burada şişlik ve henüz oturmamış bir şekil söz konusudur. Ameliyat sonrası burun şeklinin oturması ilk 3 ayda olur, ama burun şeklinin tam olarak oturması bazan yıllar alabilir. Doğuştan çok güzel güzel olan burunlar bile zaman içinde yaşlanmaya bağlı olarak genellikle olumsuz değişikliklere uğrar ve ameliyatlı burunlarda da ayni şekilde uzun yıllar sonra yaşlılığa bağlı değişmeler olabilir.

Yüz estetiği:

Özellikle daha genç görünmek için yapılan yüz germe ameliyatlarının bir ömrü vardır. Bunu genellikle yüzün yaşlanma hızı belirler. Örnek verirsek 40 ile 45 yaş arasında çok hızlı olarak yüzü kırışmış veya çömüş bir kadın yüz germe ameliyatı olduğunda bu yaşlanma hızı ameliyat sonrası da devam edecektir ve muhtemelen 5 yıl sonra ameliyatlı yüzde de bir miktar yaşlanma olacaktır. Buna karşılık 40 ile 55 yaş arasında yüz bölgesinde hafif bir yaşlanma bulgusu gösteren kadının ameliyat olduğu takdirde yeni görüntüsünü yetmişli yaşlara kadar koruması olasıdır. Tabii burada hastalıklar, derinin uzun süre güneşe ve diğer zararlı etmenlere maruz kalması da önemli bir olumsuz faktörlerdir.

Meme estetiği:

Meme estetiğinde en çok istenen işlemler meme dikleştirme ve meme büyütme ameliyatlarıdır. Meme dikleştirme ameliyatından sonra doğum yapma, sık kilo alıp verme gibi nedenler ile memeler yeniden sarkabilir ve ileride yeniden dikleştirme ameliyatı yapılması gerekebilir. Bunların hiçbiri olmasa bile dikleştirme ameliyatı geçiren kadında da yaşlılıkta memeler vücudun her tarafı gibi sarkar.

Meme büyütme ameliyatlarında genellikle silikon protezler kullanılmaktadır. Bunlar vücuda ait olmayan fabrikalarda üretilmiş sentetik maddeler olduğundan genellikle şekilleri ve yapıları yıllar içinde çok az değişir veya hiç değişmez. Buna karşılık bu yabancı maddeleri saran meme dokusunda değişiklikler olabilir veya bünyenin bu cisimlere karşı tavrı değişip düşmanca bir hal alabilir. Bunun en iyi bilinen örneği protez etrafında kapsül oluşumudur. Diğer bir olumsuz faktör ise kişinin doğum yapması, kilo alması veya sık olarak kilo değişikliğine uğramasıdır. Bu durumlarda meme derisi esneyerek sarkık meme oluşmasına yol açar.

Karın estetiği:

Karın germe ameliyatları kilo alınmadığı takdirde uzun yıllar hatta ömür boyu etkisini korur. Ancak karın estetiğini bozan durumlar ameliyat sonrası doğum yapma ve/veya kilo almadır. Her iki durumda da karın derisi gevşer ve sarkar. Ayrıca daha önce onarılmış olan karın duvarı tekrar zayıflayabilir veya yırtılabilir ve karında estetik olmayan görüntü tekrar geri gelir.

Liposuction:

Amacı inatçı yağları almak ve vücudu şekillendirmek olan liposuction asla zayıflama görevi görmez ve şişman kişilere uygulanması fazla yarar sağlamaz. Çok başarılı bir liposuction işlemi sonucu kişi kilo alır ise tekrar istenmeyen bir görüntü ortaya çıkar. Yani liposuction yapılan bölgeler de yeniden yağlanabilir. Bu bölgelerin tekrar şişmanlaması için bütün yağ hücrelerinin yok edilmesi gerekir ki bu da pratik olarak imkansızdır ve gerçekleşse bile estetik açıdan olumlu bir görüntü yaratmaz. Liposuction işleminin en önemli yararı tedavi edilen bölgelerdeki yağ hücrelerinin sayısının azalmasıdır. Bu nedenle şişmanlama durumunda ameliyatlı bölgelerde biriken yağ diğer ameliyatsız bölgelere oranla biraz daha az olacaktır.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir