Üstadlar Kongresi

6 Nisan 2019 Cumartesi günü İstanbul’da ilginç bir kongre gerçekleşti. Adı “Üstadlar Kongresi” idi. Kongre Estetik Plastik Cerrahi Derneği (EPCD) tarafından düzenlendi. İlk kez yapılan bu kongreye Türkiye’de “Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi” anabilim dalının kuruluşu, tanıtımı ve gelişiminde katkıda bulunan en kıdemli hekimler davet edildi. Diğer bir deyişle bugünkü estetik cerrahinin ataları diyebileceğimiz bu hocalar yaptıkları konuşmalarda çalıştıkları kurumlarda başlangıçta karşılaştıkları güçlükleri, kısıtlı olanaklara rağmen gösterdikleri gayretleri ve daha önce kimsenin adını bile anlamadığı bir cerrahi anabilim dalını nasıl saygın bir hale getirdiklerini anlattılar.

En Kıdemli Üstadlar

En kıdemlisi 90 yaşında olan üstadlar günümüzde “hocaların hocası” olarak anılmaktadırlar. Çünkü yetiştirdikleri asistanlarının yetiştirdiği plastik cerrahlar şu anda Türkiye ve yurt dışında bu anabilim dalının başarılı lokomotifleri olarak görev yapmakta ve yeni plastik cerrahlar yetiştirmektedirler.

Prof. Dr. Cemal Şenyuva (Estetik Plastik Cerrahi Derneği Başkanı)

Açılış konuşmasını Estetik Plastik Cerrahi Derneği’nin genç başkanı Prof. Dr. Cemal Şenyuvanın yaptığı ilk oturumda ilk söz Prof. Dr. Güler Gürsu’ya verildi.

Prof. Dr. Güler Gürsu

Eğitimini ABD de tamamladıktan sonra 1967 yılında Hacettepe Tıp Fakültesi’ne gelen Prof. Güler Gürsu burada bağımsız bir Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi kliniği kurmuş ve bugüne kadar yetiştirdiği uzmanlar ile Türkiye ve uluslararası alanda büyük hizmetler vermiştir. Ben (Prof. Dr. Ege Özgentaş) de Güler Hoca’nın ilk asistanları arasında olmaktan ve onun eğitimini almış olmaktan büyük gurur duyuyorum.

Prof. Dr. Ali Nihat Ülgen

Daha sonra söz alan Prof. Dr. Ali Nihat Ülgen İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Plastik Cerrahi anabilim dalının kuruluş ve ilerlemesindeki önemli başlıklardan bahsetti.

Op. Dr. Atilla Oymak

Op. Dr. Atilla Oymak eğitimini Fransa’da tamamladıktan sonra İstanbul Pastör Hastanesinde serbest hekim olarak çalışmaya başladığını ancak zamanla yanında toplanan ekibin nasıl Türkiye’nin ilk mikrocerrahi topluluğunu oluşturduğunu anlattı.

Prof. Dr. Bedrettin Görgün

Son sözü alan Prof. Dr. Bedrettin Görgün İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi anabilim dalı kuruluş sürecini anlattı.

Prof. Dr. Namık Baran’ın Oğlu ve Torunu

Birinci bölüm sonrasında konuşmacılara plaketler verilirken rahatsızlığı nedeni ile katılamayan Prof. Dr. Namık Baran da anıldı ve plaketi oğlu ile torununa verildi.

Prof. Dr. İbrahim Yıldırım

İkinci oturumda ilk konuşmayı İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden emekli Prof. Dr. İbrahim Yıldırım yaptı. Eğitimini İngiltere’de tamamladıktan sonra çalıştığı tek kuruluş olan Cerrahpaşa’daki anılarını ve katkılarını tazeledi.

Prof. Dr. Onur Erol

Sonraki konuşmacı Prof. Dr. Onur Erol asistanlık yaptığı, Hacettepe Tıp Fakültesi, daha sonra bulunduğu Baylor College of Medisine Houston Texas ve halen devam ettiği serbest hekimlikteki deneyimlerinden bahsetti. Hacettepe Tıp Fakültesinde benim de hocalığımı yapmış olan Prof. Erol ödül alan çeşitli araştırmaları ve mesleğimize olan geniş katkıları ile uluslararası alanda da çok iyi tanınmaktadır ve halen aktif olarak çalışmaktadır.

Prof. Dr. Fethi Orak

Daha sonra söz alan Prof. Dr. Fethi Orak Güney Afrika’da başladığı Plastik Cerrahi eğitimine İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde devam ettiğini ve bu kurumdan emekli olduğunu belirterek özellikle meme cerrahisi üzerindeki deneyimlerini paylaştı.

Prof. Dr. Ayhan Numanoğlu

Bu oturumun son konuşmacısı Prof. Dr. Ayhan Numanoğlu Plastik Cerrahi Eğitimini Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Kliniğini nasıl kurduğunu ve buradan emekli olana kadar yaptığı çalışmaları anlattı.

Prof. Dr. Erdem Yormuk

Üçüncü oturum Prof. Dr. Erdem Yormuk’un konuşması ile başladı. Prof. Yormuk eğitim gördüğü Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve İsveç’teki çalışmalarını anlattı ve daha sonra emekli olana kadar çalıştığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde kurduğu Plastik Cerrahi Kliniğinin faaliyetlerinden bahsetti.

Prof. Dr. Lütfü Baş

Sonraki konuşmacı Prof. Dr. Lütfü Baş eğitimini Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinden sonra İstanbul Şişli Etfal Eğitim Hastanesinde Plastik Cerrahi Servisi Şefi ve daha sonra hastane başhekimi olarak sürdürdüğü çalışmalarını paylaştı.

Op. Dr. Oya Bayrı

Üçüncü konuşmacı Op. Dr. Oya Bayrı hem plastik cerrah hem de mikrocerrahi uzmanı olarak İstanbul Fransız Pastör Hastanesinde yaptığı kopmuş ve el ve kol parçalarının yerine dikilmesi (replantasyon) ameliyatlarını paylaştı. Henüz üniversite hastanelerinde bu tedavilerin nadiren yapılabildiği yıllarda gösterdiği başarılı çalışmalar takdir ile izlendi.

Prof. Dr. Muzaffer Altındaş

Son konuşmacı Prof. Dr. Muzaffer Altındaş hem eğitim aldığı Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde hem de serbest muayenehane yaşamında özellikle diyabet hastalarının ayaklarında çıkan iyileşmeyen yaraların tedavisi ile ilgili deneyimlerini paylaştı.

Dördüncü oturumda tekrar söz alan Prof. Dr. Ali Nihat Ülgen Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Plastik Cerrahi Anabilim Dalı kuruluşu sırasındaki gelişmeleri paylaştı.

Prof. Dr. Ali Barutçu

İkinci konuşmacı Prof. Dr. Ali Barutçu Hacettepe Tıp Fakültesindeki eğitimini tamamladıktan sonra Sivas Üniversitesi Tıp Fakültesinde kurduğu Plastik Cerrahi Anabilim Dalı ve daha sonra İzmir 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde kurduğu Plastik Cerrahi Anabilim Dalındaki deneyimlerini paylaştı.

Prof. Dr. Ege Özgentaş

Son konuşmacı Prof. Dr. Ege Özgentaş (ben) Hacettepe Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Anabilim Dalından mezun olduktan sonra Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Yanık Merkezi ve Ankara Dışkapı SSK hastanesi Plastik Cerrahi Servisindeki çalışmalarını anlattı. İstanbul Okmeydanı SSK hastanesinde Plastik Cerrahi Birimi açmasını, İstanbul Şişli Etfal Hastanesinde Plastik Cerrahi Şef Muavini olarak çalışmasını ve daha sonra Amerika Houston Texas Metodist hastanesi ve Baylor College of Medicine daki çalışmalarını anlattı. Antalya da Akdeniz üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi servisini nasıl kurduğunu ve daha sonraki emeklilik hayatındaki deneyimlerini anlattı.

Prof. Dr. Abdullah Keçik

Son oturumadaki ilk konuşmacı Prof. Dr. Abdullah Keçik idi. Eğitim aldığı Hacettepe Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi bölümünden sonra Fransa’daki el cerrahisi eğitiminden bahsetti. Kendisinin de Anabilim Dalı Başkanlığı yaptığı ve emekli olana kadar hizmet verdği Hacettepe Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi anabilim dalındaki çalışmalarından bahsetti.

Doç. Dr. Harun Özkan

İkinci konuşmacı Doçent Dr. Harun Özkan Gülhane Askeri Tıp Akademisi Plastik Cerrahi Servisinde ihtisasını tamamladıktan sonra Kıbrıs Barış Harekatında yaptığı hizmetlerden ve bir süre eğitim gördüğü Japonya anılarından söz etti.

Prof. Dr. Metin Erer

Üçüncü konuşmacı Prof. Dr. Metin Erer eğitim gördüğü İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Kliniğinde kurduğu “El Cerrahisi” bölümünün faaliyetlerini anlattı.

Prof. Dr. Cemal Aytemiz

Son konuşmacı Prof. Dr. Cemal Aytemiz ise eğitimini tamamladığı Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinde Anabilim Dalı Başkanı olarak gerçekleştirdiği çalışmalardan ve emeklilik sonrası sosyal ve kültürel faaliyetlerinden bahsetti.

Üstat plastik cerrahların deneyimlerini anlattıkları bu ilk kongrenin başarısı uzun süre konuşulacak gibi görünüyor.

İstanbul Tabip Odası Uyarısı

Sakın Kanmayın, Sağlığınızdan Olmayın!

Son yıllarda bazı tıp mensuplarının hekimlik mesleği ve hekimlere karşı itibarsızlaştırma ve güvensizlik yaratma yönünde ısrarlı bir şekilde medya çalışmaları yapmaları Türk Tabipleri Birliği ve İstanbul Tabip Odası’nın birlikte düzenlediği basın toplantısında kınandı.

Modern tıbbın hurafeler ve ticari amaçlar ile manipüle edilmesi

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ikinci başkanı Dr. Ali Çerkezoğlu konuşmasında “… toplumdaki bu beklentileri kullanarak hurafeler üreten anlayışlarla, dinbazlıkla, modern tıbbı ticari bir şekilde manipüle etmeye varan şarlatanlıklarla da karşı karşıya kalıyoruz.” ifadesini kullanarak medyanın bu tür toplumda duyarlık yaratan anlık haberlere itibar etmemesini diledi.

“ezber bozan”, “tabu yıkan”, “şoke eden”

İstanbul Tabip Odası Başkanı Dr. Pınar Saip basın yayın organları ve sosyal medyada abartılarak paylaşılan sansasyon yaratan doktorlar ile ilgili abartılı paylaşımlar yaptığını belirterek “…. ne yazık ki bazı tıp mensupları ısrarla ve inatla toplumun sağlık eğitimi konusundaki eksikliğini istismar etmeyi mesleki bir kariyer haline getirmektedir” dedi.

Modern tıp uzun yıllardır süregelen bir bilimsel çalışmalar zinciri sonucunda yavaş fakat güvenli bir şekilde hastalıklara çare bulmaktadır. Tıpta mucizeler yoktur. Bir bitki ile kansere çare bulan, geçerliği yüzyıllardır kanıtlanmış besin maddelerini zararlı gibi tanıtan, hastalıkları kendi hazırladıkları reçeteler ile tedavi eden şarlatanlar her zaman olmuştur ve bundan sonra da olacaktır. Önemli olan toplumu bunlara inandıracak ve onlara maddi kazanç sağlamaktan başka işe yaramayacak sözde haberleri sırf reyting amacı ile ön plana çıkartmamaktır.

Şarlatanların ortak özellikleri

İstanbul Tabip Odasının “Modern Tıbba Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği ve Tıbbın Şarlatanlarının 10 Ortak Özelliği” konulu basın açıklamasını aşağıdaki bağlantıdan okuyabilirsiniz:

İstanbul Tabip Odası 15 Ocak 2019 tarihli basın açıklaması

ONEP Tıp Merkezi’nin Acı Kaybı

Türkiye’nin plastik ve estetik cerrahi alanında ayaktan hizmet veren ilk  dal merkezi olan ONEP Estetik Kliniği Prof. Dr. Onur Erol, Uzm. Dr. Sevinç Erol ve arkadaşları tarafından kurulmuştu. Daha sonra “Özel Onep Tıp Merkezi” adı altında çalışmalarını sürdüren kuruluşun başhekimi olan sayın Dr. Sevinç Erol 13 Temmuz 2018 Cuma günü İstanbul’da toprağa verildi.

Uzm. Dr. Sevinç Erol Kimdir?

Dünyaca ünlü Estetik Plastik Cerrahi Profesörü Onur Erol’un eşi olan Dr. Sevinç Erol Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (Pediatri) uzmanı idi. 1985 yılından beri İstanbul’da eşi ile bilikte çalıştıkları kliniğin başhekimliğini sürdürmekte idi. Plastik Rekontrüktif ve Estetik Cerrahi dudak-damak yarıkları başta olmak üzere çocuklarda doğuştan görünen bozuklukların ve sonradan olan deformitelerin düzeltilmesinden sorumlu olduğu için çocuk hastaları da tedavi eden bir branştır. Dr. Sevinç Erol bu çocukların ameliyat öncesi hazırlıkları ve ameliyat sonrası bakımlarında önemli rol oynamakta idi.

ONEP kliniğinin başarılı olmasında Dr. Sevinç Erol’un titiz yönetim anlayışı, çalışanlar ile olan sıcak ve destekleyici ilişkileri ve hastalarla kurduğu mükemmel iletişim çok önemli bir rol oynamıştır.

Akıcı İngilizcesi ve zerafeti ile katıldığı tüm uluslar arası kongrelerde Türkiye ve Türk Kadını imajının üst düzeylere taşınmasına önemli katkı sağlamıştır.

Çok iyi bir eş, mükemmel bir anne, torunları için bulunmaz bir rol modeli olan Dr. Sevinç Erol klinik çalışanları için hem patron, hem abla, hem de güvenilir bir arkadaş idi.

İki buçuk yıl önce yakalandığı pankreas kanseri ile son nefesine kadar mücadele etti ama maalesef yenik düştü.

Yerinin doldurulamayacağını biliyoruz.

Işıklar içinde uyu sevgili Sevinç Abla

 

Sahte Doktorlara Dikkat

Sahte Estetik Cerrahlar Artıyor

Yurdumuzda olduğu gibi tüm dünyada da zaman zaman sahte doktorlara rastlanmaktadır. Ancak son yıllarda hızla gelişen estetik sektörü bir çok grubun iştahını kabartmaktadır. Yeni teknolojiler ile bazı güzellik işlemleri ameliyatsız veya çok küçük ameliyatlar ile yapılabilmektedir. Bu da işin ehli olmadığı halde bir şekilde öğrenen insanlara sanki bu konunun uzmanı imiş gibi kendilerini tanıtma fırsatı vermektedir.

Çakma Estetikçiler

Yurdumuzda bu olay 2000 li yıllardan sonra saç ekimi ile farkedildi. Saç ekimi cerrahi bir işlem olmasına karşın fazla alet ve genel anesteziye gerek duyulmadan ameliyathane dışında yapılabilir. Bunu fırsat bilen pek çok pratisyen tabip bu işlemi yapmaya başladı. Bir süre sonra hemşire ve sağlık memuru gibi personel de bu işi öğrenip yapmaya başladılar. Daha ilerisi ücretli olarak bu konuda yasadışı kurslar alan ve tıp dışı mesleklerden pek çok kişi kendini uzman gibi gösterip saç ekimi yapmaya başladı.

Olayın çığrından çıktığını gören sağlık bakanlığı saç ekim merkezleri hakkında kurallar koydu ve yalnızca plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanları tarafından yapılabileceğini belirledi.

Ancak liposuction, dolgu, botulinum toksini ve güzelleştirici lazerler ile ilgili kurallar henüz tam belirlenemediğinden hem yurdumuzda hem de dünyada bu konudaki karışıklıklar devam etmektedir.

Sahte Profesörler

Sahte doktor tutuklandı

Bir süre önce İstanbul Tabip Odası aşağıdaki ibret verici duyuruyu yayımladı. Tıp doktoru olmadığı halde kendisini dünyaca ünlü bir beyin cerrahı olarak tanıtan ve televizyon programları ile ünlenen bir sahtekarın yakalanarak tutuklandığı açıklandı.

Tv Programlarının Meşhur Ettiği Yeteneksiz Doktorlar

Gene kısa bir süre önce de ABD de kendini kozmetik uzmanı olarak tanıtan bir Kadın-Doğum uzmanının sakat bıraktığı hastalarının şikayeti üzerine soruşturma geçirdiği haberleri geldi. Bu kişinin de Amerika’nın en meşhur reality show programlarının sunucuları ile irtibat kurarak kendini çok başarılı bir estetikçi olarak tanıttığı ortaya çıktı. Televizyon ve sosyal medya bilgi almak için gerçekten çok önemli kaynaklar. Ancak bunların ticari kuruluşlar olması parayı verenlerin programlara çıkmasını sağlayabilmektedir. Tv programcıları yalnızca programın sansasyon yaratması ve reyting yapması ile ilgilenmekte gerçekleri yansıtıp yansıtmadığı üzerinde fazla durmamaktadırlar. Oysa bu kanalları izleyenler programa çıkan kişilerin buraya çıkmayı hak edecek kadar becerikli ve yeterli kişiler olduklarını varsayıp söylenenlerin etkisi altında kalabilmektedirler.

Diploma ve Uzmanlık Belgesini Görmeden Karar Vermeyin

Şunu tekrar tekrar hatırlatmakta yarar vardır. Pek çok konuda olduğu gibi tıpta da mucizeler yoktur. Bir günde kanserin ilacı bulunmaz. Ancak yavaş fakat sürekli gelişmeler vardır. Günümüzde kanser hastalarının çok daha uzun yaşatıldığını görüyoruz. Ayni şekilde estetik cerrahi de yavaş fakat emin adımlar ile ilerlemektedir. Yeni çıkan bir yöntemin gerçekten işe yarar olup olmadığını anlamak en az 5 yıl almaktadır. Bu arada yeni olduğu söylenen pek çok yöntem de birkaç yıl sonra tamamen terkedilmektedir. Hastalarımızı uyarıyoruz. Her yenilik mutlaka ilk çıktığında denenmek zorunda değildir. Ancak geçerliliği yetkili uzmanlarca kanıtlandıktan sonra güvenilmelidir. Unutmayın, mesleki geçmişleri ile kendini kanıtlayamayanlar daima yeni bir buluş veya mucize bir ameliyat uyguladıklarını idda ederek reklam yapmaya çalışırlar. Kendinizi emanet edeceğiniz hekimin geçmişini, eğitimini ve en önemlisi de diplomasını mutlaka inceleyin. Estetik cerrah olduğunu iddia eden herkesi Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği web sayfasından araştırın.

Kongrede Broadway ve Bale Gösterisi

Bilimsel kongreleri takip etmek zordur. Teknik ayrıntıların ve istatistiklerin paylaşıldığı sıkıcı ve yorucu seanslar birbirini izler. İşte bu yorgunluğu gidermek ve kongreye renk katmak için sosyal programlar düzenlenir. Amerikan Estetik Cerrahi Kongresi’nde New York’a yakışır biçinde Broadway ve New York Balesi gösterileri yapıldı.

Amerikan Estetik Cerrahi Kongresi New York’ta yapıldı.

Amerikan Estetik Cerrahi Birliği kongrelerini hiç kaçırmam. Bu yıl New York Javids Kongre Merkezinde yapıldı. Salon her bakımdan muhteşem. Ayni anda çok sayıda ve farklı kongrelerin yapılmasına müsait.

Plastik Sanatlar ve Estetik Cerrahi

Güzelliğin tanımı yoktur çünkü soyut bir kavramdır. Ama güzelin en başarılı görüntüsünü plastik sanatlar özellikle de heykeller verir. Çünkü 3 boyutlu görselliğe sahiptirler. İnsan vücudunun da nasıl estetik bir yapıda olabileceğini gene en iyi heykeller gösterir. Biz estetik plastik cerrahların heykeltıraşlardan öğreneceğimiz çok şeyler vardır.

Doktor hastasını dava eder mi?

Sağlık çok önemli bir konudur. Buna bağlı olarak da doktorluk mesleği hem çok kutsal hem de riskli bir meslektir. Ölümcül hastalıkları tedavi etmeye çalışan doktorlar ellerinden geleni yapsalar bile bazı hastalarının hayatını kurtaramayabilirler. Eğer hasta ve yakınları doktorlarının gerçekten gayret gösterdiğini gördüklerinde hastalarını kaybetseler bile genel olarak bunu anlayışla karşılarlar.

Estetik cerrahi çok farklı bir tıp dalıdır. Burada çoğu kez bir hastalık tedavi edilmemekte bunun yerine sağlıklı bir insan daha güzel bir görünüme kavuşturulmaya çalışılmaktadır. “Eskisinden daha iyi” tanımının sınırı yoktur. Bir burun görüntüsünü örnek alırsak ileri derecede kemerli bir burunda kemerin kaldırılması görüntüyü değiştirir. Ancak her kemersiz burun güzeldir diyemeyiz. Kemer gittikten sonra ortaya çıkan görüntü bazıları için eskisinden iyi ama mükemmel değil şeklinde yorumlanabilir. Mükemmelin tanımı ise yoktur ve her kültüre veya kişiye göre değişir.

Bütün bunları neden anlattık? İnternet artık bütün toplumların en önemli haber ve karar kaynağı. Pek çok kişi doktor ararken internette araştırma yapıyor. Bu konuda hastaların görüşlerini paylaştığı çeşitli siteler var. Özellikle estetik cerrahide bu konu daha da önem kazanıyor. Genellikle doktorların olumlu yönlerinin paylaşıldığı bu sitelerde bazan doktorlar hakkında olumsuz yorumlar da yapılıyor. İster olumlu ister olumsuz olsun bu yorumlar ne kadar doğru ve tarafsız bilmenin imkanı yok. Ancak bir gerçek var ki olumsuz yorumlar doktorun itibarını çok ciddi olarak zedelemektedir. Üstelik doktorların bu sitelerde çıkan yorumlara karşı savunma hakları da yoktur.

19 Eylül tarihinde “The Wall Street Journal” gazetesinde çıkan bir haber pek çok şeyi değiştirecek. Bir Amerika’lı doktor ünlü bir internet sitesinde kendisi hakkında küçültücü yazılar yazan bir hastasını mahkemeye vermiş. Davadan vazgeçmek için ise 1,250,000 dolar istiyormuş. Davacı doktora göre hastanın şikayetlerinin hepsi uydurma imiş ve sırf doktorunu lekelemek için bu yazıları yazmış.

Tüm Amerikan ve Dünya basını şimdi önümüzdeki aylarda görülecek olan bu davanın sonucunu merakla bekliyor.

Gerçekten kişilik hakları ister hasta ister doktor olsun herkes için saygı duyulması ve uyulması gereken haklardır ve hiçbir şekilde kişilerin bu haklarına dokunulmamalıdır.

Hastaların nasıl memnun olmadıkları tedavilerde doktorları mahkemeye verme hakları var ise doktorların da kendilerini itibarsızlaştırmaya çalışan hastaları mahkemeye verme hakları vardır.

Ancak girişte de belirtildiği gibi tıp konusu özel bir konudur. Hasta doktor ilişkilerinin her zaman dürüst, içten ve güvene dayalı olarak yürütülmesi esastır. Hem biz doktorlar hem de sevgili hastalarımızın bu prensibe göre hareket etmemiz esastır.

Kongre Geceleri

Bilimsel kongreler güncel bilgilerin paylaşıldığı bilimsel arenalardır. Meslekten olmayanlar için son derece sıkıcı etkinliklerdir. Buna karşılık genellikle akşamları gerçekleştirilen sosyal programlar genellikle çok renklidirler. Yemekli olan bu programlarda konuklar birbirleri ile kaynaşma ve eğlenme fırsatı bulurlar. Bütün gün boyunca süren bilgi bombardımanından sonra burada kaliteli sanatçılar tarafından sunulan gösteriler ile katılımcılar dinlenir ve rahatlarlar.

Amerikan Estetik Cerrahi Derneği (ASAPS) estetik cerrahinin en prestijli kuruluşudur ve her yıl gerçekleştirdiği kongreler hem bilimsel içeriği hem de olağanüstü sosyal programı ile büyük ses getirir.

2017 yılında San Diego’da yapılan ASAPS kongresi de bu kuralı bozmadı. Gala gecesinde davetli sanatçılar tarafından canlı olarak gerçekleştirilen canlı gösteriler bizler de dahil tüm katılımcıları hayran bıraktı.

Aşağıdaki videoda bir ressamın birkaç dakikada çizdiği resim görüş açılarının bizlerden ne kadar farklı olabileceğini çok güzel ifade etmektedir.