Memeler neden sarkar?

Meme sarkması

Meme sarkması pek çok kadının zaman içerisinde  yaşadığı ve rahatsızlık duyduğu bir olaydır. Memeler esas olarak yumuşak dokulardan oluşmuştur. Memeleri dik tutan meme dokusu ile göğüs derisi arasındaki ipliksi bağlantılardır.

Yaş ilerledikçe derimiz sarkar ve buna göğüs derisi de dahildir. Göğüs derisi aşağı sarktıkça buna bağlı olan memeler de aşağı doğru iner ve sonuçta meme sarkması ortaya çıkar.

Memelerin sarkmasına yol açan ikinci faktör ağırlıktır. Memeler ne kadar büyük ise yerçekimi etkisi ile aşağı doğru oluşturduğu gevşetici etki o kadar fazla olacaktır. Deri gevşeyip sarkınca memeler de sarkar.

Memelerin hızla büyüyüp daha sonra tekrar küçülmesi de sarkmalarına yol açar. Bu durum aşırı kilo alıp vermede ve gebelikte ortaya çıkar. Büyük memeler göğüs derisini genişletir ve daha sonra küçülme olduğunda deri kendini toparlayayıp tekrar sıkılaşamaz ise memeler sarkar.

Toplumda memelerin sarkması ile ilgili pek çok inanış vardır. Bunların bazıları yanlış, bazıları ise doğrudur. Tek tek inceliyecek olursak:

Emzirme memelerin sarkmasına yol açar mı?

Hayır. Yapılan bilimsel çalışmalar emzirmenin memelerin sarkmasına yol açmadığını göstermiştir. Memelerin sarkmasındaki en önemli rol gebelikte alınan kilolar ve meme bezlerinin hormonların etkisi ile genişlemesidir, emzirme değil. Gebelikte alınan kilolar dengelendiği takdirde emzirseniz bile sarkma  en aza inecektir. Aşırı kilo alındığında emzirmeyen annelerde de memeler sarkmaktadır. Hatta emziren annelerde emzirmeyenlere göre memelerin daha sağlıklı olduğunu gösteren bulgular vardır.

Sütyen takmak meme sarkmasını önler mi?

Hayır. Normal şartlarda sütyen takmak memelerin sarkmasını önlemez. Hatta bir çalışma sütyen takanların memelerinin daha çabuk sarktığını göstermiştir. Sütyen bir tek istisnada yararlıdır. Sürekli koşu veya zıplama içeren ağır egzersizlerde memeler aşırı olarak yukarı ve aşağı hareket ederler. Bir süre sonra bu aşırı yüklenme memenin deri bağlarını ve meme derisini esnetebilir. Sporcu sütyenleri bu aşırı hareketleri frenleyerek sarkmayı azaltabilir.

Egzersiz ile memelerinizin dikliğini koruyabilir veya daha dik olmalarını sağlayabilir misiniz?

Hayır. Egzersizler yalnız memelerin altındaki kasların gelişmesini sağlar. Memeleri dik tutan altındaki kas değil göğüs derisine olan bağlantılarıdır. Bu bağlantılar gevşek veya deri bol ise altıdaki kasın ne kadar gelişmiş olduğunun hiç önemi yoktur. Ayni şekilde meme altındaki kaslar erimeye gitse bile eğer memenin deri bağlantıları sağlam ise sarkma görülmez.

Güneşlenmenin memelere bir etkisi olur mu?

Evet olur. Ama bu etki olumsuz yöndedir. Göğüs duvarı ve meme derisi güneşin ultraviyole dediğimiz ışınlarına maruz kaldığında yıpranmakta ve esnekliğini kaybetmektedir. Gevşemiş deri memelerin sarkmasına yol açar.

Sigara içmenin memelere bir etkisi olur mu?

Evet olur. Sigara meme derisini yıpratır. Esnekliğini bozar ve gevşetir. Bu da memelerin sarkmasına yol açar.

Yaşlanınca memeler sarkar mı?

Evet. Yaşlanma meme dokusu ve deri arasındaki sabitleyici iplikleri gevşetir. Ayrıca göğüs derisi de gevşer. Bunların her ikiside memelerin sarkmasına yol açar. Ancak küçük memeleri olan ve kilosu fazla olmayanlarda bu sarkma daha az olur.

Özetleyecek olursak yaşlanma ile her memede az veya çok bir sarkma olacaktır. Aşırı kilolularda ve büyük memeleri olanlarda sarkma daha fazla görülür. Egzersiz veya sütyen ile memelerin sarkması önlenemez. Emzirmek memeler için yararlıdır. Sigara ve güneş memelerin sarkmasına yol açar.

Peki sarkmış memelerin tedavisi var mı? Evet var. Kliniğimizde sarkıklık derecesine göre çeşitli yöntemler ile meme dikleştirme ameliyatları yapmaktayız.

İlgili bağlantılar

Göğüs (Meme) Estetiği

Aşırı şişmanlık ve estetik

Aşırı kilolu olma tıp dilinde obezite, halk arasında ise şişmanlık olarak bilinir. Genellikle ağırlığınız boyunuzun santim kısmından fazla değilse normal kiloda sayılırsınız. Örnek verirsek 175 sm boyundaki bir kişi 75 kiloya kadar  normal ağırlıkta kabul edilir. Bilimsel olarak boy ve ağırlık arasında bir oran olması gerekir. Bu oran BMI olarak bilinir.  Vücut kütle göstergesi (veya indeksi) diye adlandırılır. İnternette “BMI calculator” olarak arama yaparsanız çok sayıda sitede boy ve kilonuza göre bu hesabın kolayca yapılabildiğini görürsünüz. Örnek verecek olursak 175 cm boyunda ve 75 kg ağırlığındaki bir kişinin BMI değeri 24,5 dir.

Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) na göre BMI değeri 24,9 a kadar olan kişiler nomal kilolu, 25 veya daha fazla değeri olan kişiler ise fazla kiloludur. Fazla kilolu olmak obez olmak anlamına gelmez. Ancak BMI değeri 30 veya daha yukarısında ise böyle kişiler obez olarak tanımlanır. Örnek vermek gerekirse 175 cm boyundaki bir kişi 76 kg a kadar normal iken 77 kg da fazla kilolu olmaya başlamakta ve 92 kiloya geldiğinde obez kabul edilmektedir.

Obezlik kendi içinde üç dereceye ayrılır. Birinci derece obezlik BMI 30 da başlar. İkinci derece obezlik BMI 35 de başlar. BMI 40 veya üzerine üçüncü derece obez denilir. Gene örnek verecek olursak 175 cm boyundaki bir kişi 92 kilo ise birinci derece obez, 108 kiloya geldiğinde ikinci derece obez ve 123 kiloya çıktığında ise üçüncü derece obez kabul edilmektedir. BMI değeri yükseldikçe şişmanlığın zararlı etkileri de artmaktadır.

Biz estetik cerrahlar şişmanlara belli bir düzeyde yardımcı olabilmekteyiz. Büyük memeleri küçülterek, şişman ve sarkmış karnı toparlayarak ve fazla yağları alarak vücut görüntüsünü daha hoş bir hale getirebiliyoruz. Ancak bu ameliyatların hiçbiri aşırı yüksek BMI değerlerini normale getiremez. Başka bir deyişle çok şişmanlar estetik ameliyatlar ile normal kilolara gerileyemezler.

Şişmanlığın en iyi tedavisi diyet ve düzenli egzersiz ile fazla kilolardan kurtulmaktır. Gerçek hayatta bunu herkes başaramamaktadır. Şişmanlık tedavisi için sindirim sisteminde değişiklikler yapan çeşitli ameliyatlar vardır. Bu ameliyatlar çok etkili bir biçimde zayıflama sağlar fakat estetiğin dışında genel cerrahiyi ilgilendiren ameliyatlardır.

Şişmanlıktan normal hale dönüş sağlık üzerinde çok olumlu etki yapar ancak vücut görüntüsünü bozabilir. İleri derecede kilo vermiş kişilerde deride ve vücut parçalarında sarkmalar ortaya çıkar. Bu sarkmaların derecesi verilen kilo miktarı ile orantılı olarak artar.

Burada bir konuyu yanlış anlamamak gerekir. Vücudum bozulmasın diye fazla kilo vermeyin demiyoruz. Normal düzeylere (yani BMI 25 veya altına) gelene kadar zayıflamak gereklidir. Söylemek istediğimiz fazla kilolar zayıfladıktan sonra bile estetik sorunlara yol açtığı için mümkünse baştan kilonuzu çok arttırmamak için önlem almanızdır. Eğer kilonuz kontrolsuz bir şekilde artıyor ise daha ikinci derece obez iken mide küçültme veya daraltma operasyonlarını düşünmeye başlamalısınız.

Aşırı kilolardan kurtulan herkese ihtiyacı var ise sarkma ameliyatları yapılır. Ancak ciddi merkezlerde yapılan çalışmalar 45 kilo veya daha fazla zayıflamış kişilerin estetik ameliyatlarının sorunlu olmaya başladığını göstermiştir. Bu nedenle size önerimiz normal kilonuzun 40 veya daha fazlası üzerine çıkmadan gerekli önlemleri (diyet veya mide ameliyatları) alarak zayıflayın. Bu durumda sarkmaları düzeltmek için yapılacak estetik ameliyatlar daha güvenli olacaktır.

Günümüzün en ciddi hastalığı olan şişmanlık sağlığımızı ve güzelliğimizi tehdit etmektedir.


//

Bir gecelik göğüs estetiği

Geçici Meme Büyütme

Bazı önemli günlerde dolgun göğüsler ile dikkat çekmek kadınlara ilgi çekici gelir. Gerçekte memeleri dolgun olmadığı halde dolgunmuş gibi göstermenin çeşitli yolları vardır. Özel giysiler silikon destekler vs. Ancak iddialı derecede dekolte giyecekseniz veya göğüsleriniz açık olacaksa işiniz zor.

Memeleri küçük olan kadınlara estetik cerrahi meme büyütme ameliyatları ile yardımcı olmaktadır. Her ne kadar bazı maddeler ile ameliyatsız olarak memelerin büyütülebileceği öne sürülmekte ise de günümüzde bütün dünyada kullanılan en yaygın metod silikon meme protezleri ile göğüs büyütmedir.

Silikon protez ile meme büyütme masraflı bir işlemdir ve ameliyat gerektirir. Hastalar genellikle ameliyat öncesi silikonlu memelerinin nasıl görüneceğini ısrarlı olarak doktorlarına sorarlar. Bunun yanıtı kolay değildir. Bazı doktorlar hastalarına ameliyat sonrası görüntülerinin nasıl olacağını anlatmak için meme içine serum fizyolojik (tuzlu su serumu) enjekte ederek sanki protez ameliyatı olmuş gibi sonucu görmelerini sağlamışlardır. Nisbeten kolay ve tehlikesiz olan bu metod sayesinde hastalar ideal meme büyüklüğünü daha kolay belirleyebilmişlerdir. Memelerin içine verilen serum fizyolojik yaklaşık 24 saat sonra vücut tarafından emilmekte ve memeler eski haline geri dönmektedir.

Meme protezi ile büyütme ameliyatı öncesi bu işlemi yaptıran bazı hastalar protez ameliyatı olmaktan vazgeçmiş ve bazı önemli günlerde randevularından hemen önce doktorlarına başvurarak memelerinin serum fizyolojik ile büyütülmesini istemişlerdir.

Özellikle Amerika’da bu şekilde bir günlük meme büyütme istekleri giderek artmaktadır. Kadınlar romantik bir akşam öncesi, sosyal bir aktiviteye katılmadan önce veya kendileri için önemli günlerden hemen önce daha çekici ve etkileyici görünmek için bir günlük bu değişikliği istemektedirler.

Sinderella masalında olduğu gibi belli bir süre sonra geçici etki sona ermekte ve tekrar gerçeklere dönülmektedir. Ancak bir günün beyliği beyliktir diyen kadınlar bu metodu akıllarının bir kenarına yerleştirsinler.

Şunu hatırlatmakta fayda var. Geçici çözümler ve göz boyamalar ile vakit geçirmektense küçük memeler için kalıcı bir çözüm aramanız sizi daha mutlu edecektir.

(function(i,s,o,g,r,a,m){i[‘GoogleAnalyticsObject’]=r;i[r]=i[r]||function(){
(i[r].q=i[r].q||[]).push(arguments)},i[r].l=1*new Date();a=s.createElement(o),
m=s.getElementsByTagName(o)[0];a.async=1;a.src=g;m.parentNode.insertBefore(a,m)
})(window,document,’script’,’//www.google-analytics.com/analytics.js’,’ga’);

ga(‘create’, ‘UA-44005840-4’, ‘auto’);
ga(‘send’, ‘pageview’);

Meme Protezleri Vücutta Ne Kadar Kalabilir?

Meme Protezleri Ömür Boyu Kalır mı?

Silikon meme protezi ile göğüs büyütme ameliyatı yaptıranların çok merak ettikleri konu bu protezlerin vücutta ne kadar kalabildikleridir.

Protez üreticileri bu ürünleri geliştirirken ömür boyu vücutta kalmalarını sağlamayı amaçlamışlardır. İlk silikon protez 1963 yılında piyasaya sürülmüştür ve bunları kullanan pek çok kişi protezleri ile ilgili bir sorun yaşamadan ömürlerini tamamlamıştır. Günümüzde üretilen protezler ilk öncülerine göre çok daha saf ve güvenilir yapıdadırlar ve sorun çıkartmadan ömür boyu kullanılma olasılıkları daha yüksektir.

Ancak ne kadar güvenli olurlarsa olsunlar silikon meme protezleri vücut için yabancı maddelerdir ve nadir de olsa zamanla sorun çıkartabilirler.

Silikon protezlerin muhtemel sorunları

Kapsül (sertleşme)

Bazı durumlarda bünye yerleştirilen protezi istenmeyen bir cisim olarak algılar ve onu vücudun diğer kısımlarından ayırmak ve hapsetmek ister. Bunu gerçekleştirmek için protezin etrafında koza gibi bir duvar örmeye başlar. Bu duvarı kollajen denilen iplikler ile örer. Tıp dilinde kapsül adı verilen duvar fibröz doku (nedbe dokusundaki madde) ile inşa edilir. Kapsül ince ve yumuşak ise fark edilmez ve sorun çıkartmaz. Ancak kapsül bazı durumlarda kalınlaşıp büzüşmeye ve daralmaya başlayabilir. Bu durumda içine aldığı protezi sıkıştırmaya başlar. Etrafından sıkıştırılan silikon protezin şekli giderek bozulur. Kapsül sert olarak hissedilmeye başlar. Şekil bozukluğu dışarıdan da fark edilecek boyutlarda olabilir. Sertlik olan bölgeye dokunulduğunda ağrı olabilir. Günümüzde ileri teknoloji ile üretilen protezlerde kapsül gelişme oranı azalmaktadır.

Protezin kenarlarda fark edilmesi

Çok ince derili ve meme dokusu yetersiz kişilerde protezin kenarları deri altında kalır ve fark edilebilir. Özellikle yerçekimi etkisi ile ayakta iken protez kenarlarında oluşan kırışıklıklar gözle görülen şekil bozuklukları yapabilir.

Deride incelme

Çok ince derili ve meme dokusu çok az olan kişilerde silikon protezin bazı kısımları deriye yakın kalabilir. Protez itme etkisi ile üzerindeki deriyi zamanla inceltebilir. İncelmiş derinin altından silikon protezin reflesi gözlenebilir. İncelme devam ederse protez deriyi delerek görünür hale gelebilir.

Romatizma benzeri şikayetler

Çok nadir olarak meme protezi konulan hastalarda ateş, halsizlik, eklem ağrıları zayıflama gibi bulgular ortaya çıkabilmektedir.

Silikon protezin patlaması (yırtılma)

Bu durum genel olarak üretim hatalarından bazen de protezin etrafındaki kılıfın zamanla aşınıp delinmesinden kaynaklanır. Hiç şikayet vermeden kalabildiği gibi kapsül oluşmasına veya romatizmal belirtilere yol açabilir.

Ameliyatların genel komplikasyonları

Kan toplanması (hematom), sıvı toplanması (seroma), iltahap (enfeksiyon), aşırı ameliyat izi kalması (keloid) gibi her operasyonda olabilecek aksilikler meme protezi ameliyatı sonrası da gözlenebilir.

Bu aksiliklerin (komplikasyonların) hepsinin tedavileri yapılabilir ve normal koşullarda hiçbiri hayatı tehdit edecek ciddiyete ulaşmaz.

Meme protezleri ne zaman çıkartılır?

Bazı durumlarda meme protezlerini çıkatmak gerekebilir. Şöyle özetleyebiliriz:

Protezin romatizma benzeri şikayetlere yol açması

Nadir bir durumdur ancak geliştiği takdirde protezin çıkartılması gerekir. Daha çok kalitesiz ve yırtılmış protezlerde gözlenir.

Ciddi kapsül oluşumu

Hem şekil bozuklukluğu hem de ağrı yaptığı için hasta protezlerin çıkartılmasını ve yenisinin konulmamasını isteyebilir.

Hatalı protezler

Bugüne kadar çok az sayıda ticari marka meme protezi güvenlik açısından piyasadan toplatıldı ve uygulandığı hastalara bunları çıkarttırmaları önerildi.

Protezin deriyi delerek görünür hale gelmesi ve/veya enfekte olması

Dış ortam ile temas eden protez enfekte olmuş kabul edilir. Görünür iltahap olmasa bile çıkartılması uygundur. Delik bölge kapandıktan, varsa enfeksiyon ve yara tamamen iyileştikten sonra istenirse yeni protez konulabilir.

Aşırı kilo alma

Fazla kilo alma durumunda protezli meme normalden daha büyük hale gelebilir. Protezlerin çıkartılması hastaya daha normal bir göğüs görüntüsü kazandırır.

Hastanın kendi isteği

Bazı hastalar çeşitli sebepler ile protezlerinin çıkartılmasını talep edebilirler.

Özetleyecek olursak meme protezleri günümüzde göğüs büyütmenin en kolay ve güvenilir yoludur. Her ne kadar seyrek olarak sorun gözlenebilirse de modern protezler ömür boyu vücutta kalmaları için üretilmişlerdir ve bulgular bunu desteklemektedir. Güvenilir firmaların garantili protezlerini kullanmak tavsiye edilir.

Silikon Protez ile Meme Büyütme Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Göğüs Büyütme

Küçük memeler kadınlar için ciddi bir psikolojik sorundur. 1960 lı yıllardan başlayarak silikon meme protezleri piyasaya sürülmüş silikon meme protezleri küçük memelerin tedavisinde bir çığır açmıştır. Her ne kadar silikon sanayide çok kullanılan nispeten ucuz bir madde olmasına karşın insan vücudunda kullanılan silikonun son derece saf olması gerekir ve bu saflaştırma işlemi oldukça masraflıdır. İyi silikon protezler saflığı %100 e yakındır ve bu nedenle pahalıdır. Göğüse silikon takma fiyatlarını belirleyen en önemli faktör kullanılan protezin kalitesidir. Silikon protezlerin dış kılıfları kalın zar şeklindeki silikondan yapılır. Yüzeyler düzgün veya tırtıklı olabilir. Bu zarfın içinde ise değişik kıvamlarda silikon vardır. Genel olarak gel kıvamındadır ancak akıcılığı değişkenlik gösterebilir. Meme büyütme ameliyatının başında silikonu yerleştirmek için nereden girileceği belirlenmelidir.

Protezi meme içine yerleştirmek için kullanılan kesi ve yollar

Çeşitli şekil ve boyutlarda üretilen bu protezler meme içine yerleştirilirken farklı giriş yolları kullanılır.

Meme altı katlantısından yapılan bir kesi ile protezin yerleştirilmesi

Memenin altındaki katlantı (tıp dilinde submammary fold diye adlandırılır) üzerindeki ameliyat izleri ayakta dururken fazla dikkat çekmezler. Bazı cerrahlar buradan kesi yaparak meme içine protez yerleştirmeyi tercih ederler. Kalan iz bazı kişilerde farkedilmeyecek kadar ince olabildiği gibi kalın iz bırakmaya eğilimli kişilerde rahatsız edici belirginlikte de olabilir. Avantajlı tarafı kesinin uzunluğu arttırılarak istenilen büyüklükte protez meme içine yerleştirilebilir.

Meme başı çevresinden yapılan kesi ile protezin yerleştirilmesi:

Meme başı ve ucu koyu renkli daire şeklinde bir bölgedir. Tıp dilinde meme ucuna nipple, koyu renkli meme başı bölgesine de areola adı verilir. Meme başı derisi ile memenin açık renk derisinin birleşim yerine yapılan kesilerin izi iki ayrı rengin birleştiği noktada kaldığı için genel olarak farkedilmez. Bu kesi özel durumlar dışında areolanın alt yarımındaki kısma yapılır. Buradan dik olarak aşağı inilir ve göğüs duvarı üzerinde protezin yerleştirileceği boşluk hazırlanır. Bu kesinin avantajlı tarafı protezin yerleştirileceği boşluğun kolay hazırlanması ve ameliyat sonrası izin genel olarak farkedilmeyecek kadar ince olmasıdır. Dezavantajlı tarafı ise meme başı küçük olan kişilerde kesinin boyu da kısıtlı olacağından büyük protezlerde yetersiz kalabilmesidir.

Koltuk altından kesi yapılarak meme protezinin yerleştirilmesi:

Koltuk altının memeye yakın bölgesinde bir kıvrıntı vardır. Bu kıvrıntıdan girerek meme altında bir boşluk hazırlanabilir ve protez yerleştirilebilir. Avantajlı tarafı memenin hiç bir bölgesinde iz olmaması ve koltuk altı ön kısmındaki izin bazılarında çok ince kalması ve belirsiz olmasıdır. Dejavantajlı tarafı ise kesi ile protezin konulacağı bölge arasında nisbeten uzun bir mesafe olmasıdır. Ayrıca iz bırakmaya eğilimli kişilerde dekolte giysi ile kollar kaldırıldığında izin farkedilebilmesidir.

Göbek deliğinden girilerek memelere protez konulması:

Göbek deliğinin üst yarımına bir kesi yapılır ve buradan her iki memenin altına uzanan tüneller hazırlanır. Bu tüneller içinden çalışılarak meme altında protezlerin yerleştirileceği boşluklar hazırlanır. Daha sonra yalnızca silikon kılıfı olan içi boş protezler memeye yerleştirilir ve protezler bu boşlukların içinde şişirilir. Pratik bir yöndem değildir. Endoskopik aletlere (kapalı bölgelerde çalışmak için hazırlanan ışıklı ve kameralı cihazlar) ihtiyaç vardır. Yalnızca tuzlu su (salin) ile şişirilen protezler kullanılabilir. Herhangi bir sorun çıktığında (kanama gibi) göbekten müdahale etmek zordur.

Diğer yollar:

Eğer memede daha önceki bir ameliyata ait iz mevcut ise protez yerleştirmek için yeni bir kesi yerine bu eski iz de kullanılabilir. Meme büyütme ile birlikte meme dikleştirme ameliyatı da yapılacak ise protez dikleştirme ameliyatı kesisinden yerleştirilir. Ayrı bir kesiye gerek yoktur.

Silikon protezin göğüs duvarındaki yerleşim yeri

Protezler meme altında göğüs duvarının çeşitli katmanları arasına yerleştirilebilir. Protezin yerleştirildiği iki bölge vardır.

Meme dokusu altı, göğüs kası üzeri yerleşim:

Buna tıp dilinde subglandüler (meme bezi altı) yerleştirme denilir. Normalde memeler zaten göğüs kasının (pektoral kas) üzerindedir. Protez meme dokusunun altında ve göğüs kasının üzerinde bir boşluk hazırlanacak buraya yerleştirilir.

Göğüs kasının altına yerleşim:

Buna tıp dilinde submusculer (kas altı) yerleşim adı verilir. Göğüs duvarında meme dokusunun hemen altında pectoral kas dediğimiz bir adale vardır. Protez için planlanan boşluk bu kasın altında hazırlanır. Bu kasın genişliği protezin tamamını örtmeye yetmediği için genel olarak protezin üst yarımı kas altında, alt yarımı ise meme dokusu altında kalır.

Silikon protez için hazırlanan bu iki ayrı bölgenin kendine göre iyi ve olumsuz tarafları vardır. Meme altı kas üstü yerleşim daha anatomiktir ve meme şekli daha iyi belirlenir. Dezavantajı çok zayıf ve meme dokusu az kişilerde silikon protez kenarlarda katlantı yapabilir ve bu katlantı gözle görülebilir. Kas altı yerleşimde protezin katlantıları belli olmaz ancak bazı durumlarda adale kasıldığında protez yer değiştirebilir. Bu da tokalaşma veya diğer kol hareketlerinde memelerde istenmeyen yer değiştirme ve şekil bozuklukları ortaya çıkmasına yol açabilir.

Prof. Dr. Ege Özgentaş meme büyütme ameliyatlarında meme başı etrafından (periareoler) kesi yaparak protezi meme dokusu altına (subglanduler) yerleştirmeyi tercih etmektedir.

Aslında meme protezi ameliyatının başarılı olması hekimin deneyimine ve hastanın anatomik yapısına bağlı olarak değişir. Bir yöntemin diğerinden daha üstün olduğunu söylemek doğru olmaz. İyi ellerde hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın başarılı sonuçlar alınır. Buna karşılık deneyimsiz ellerde her metod ile başarısız sonuçlar ortaya çıkabilir. Hekiminizi seçerken ameliyatı hangi metodla yaptığından ziyade sonuçlarının başarılı olup olmadığını araştırmanızda yarar vardır.

Meme (Göğüs) küçültme ameliyatı nasıl yapılır?

Göğüs Küçültme Ameliyatları

Meme küçültme ameliyatı sonuçları çok memnuniyet verici operasyonlardan biridir. Hem memeleri küçültmek, hem de dikleştirmek için yapılabilir. Memelerin büyüklüğüne göre değişik teknikler ile gerçekleştirilir. Meme küçültürken amaç meme başlarının görüntüsünü bozmamak, memeye koni şekli vermek ve dik durmasını sağlamaktır. Ameliyat sonrası memelerin süt verme yeteneğini bozmamak ve meme başlarındaki duyuyu kaybetmemek de arzulanır. Bütün bu işlemleri olabilecek en az iz bırakarak yapmak isteriz. Meme küçültme ameliyatlarında çıkartılan meme parçaları mutlaka tartılır. Bu miktar her bir meme için 100 gram veya daha az bir miktar olabildiği gibi bazı durumlarda her bir meme için bir kilogramı geçebilir.

Meme küçültme ameliyatlarını başlıca iki gruba ayırabiliriz:

1. Meme başı ve ucunu koruyan ameliyatlar:

Bu ameliyatlar hafif ve orta derecede büyük memeler için uygundur. Ameliyat sırasında meme başı ve ucu altındaki meme dokusuna yapışık olarak bırakılır. Küçültme işlemi memenin diğer kısımlarından parçalar çıkartılarak yapılır. Genellikle ameliyat sonrası emzirme yeteneği ve meme uçlarındaki duyu kaybolmaz. Ameliyat sonrası meme şekli çoğunlukla güzel olur. Ancak çıkartılan doku miktarı arttıkça memelere güzel şekil vermek zorlaşır ve meme başının yapışık olduğu meme dokusuna giden kan miktarı azalır. Bu da istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Memelerden çıkartılan miktar her bir meme için 750 gr veya daha fazla olacak ise farklı bir yöntem ile küçültme yapılması daha güvenli olabilir. Ameliyat sonrası anne olmak ve süt vermek isteyenler bu grup (yani meme başı koruyucu) ameliyatları tercih ederler. Çok büyük memelerde sorun yaşamamak için çıkartılan miktar sınırlı tutulmak zorundadır. Bunun sonucu olarak ameliyat sonrasında memeler eskisine göre küçülmüş ancak hala istenenden daha büyük olabilir.

2. Meme başının tamamen çıkartıldığı ve ameliyat sonrası yeni yerine tekrar dikildiği ameliyatlar:

Bu ameliyatlar çok büyük memeler için uygundur. Teknik olarak ameliyatın başında her iki meme başı ve ucu tamamen memelerden kesilerek ayrılır. Memelerde gerekli küçültme çok daha kolay olarak yapılır ve memelere konik şekil verilir. Son olarak da küçülmüş memenin en uygun kısmında deride bir yer hazırlanarak meme başları buraya serbest yama (greft) olarak dikilir. Bu tekniğin iyi tarafı ne kadar büyük olursa olsun her memede istenildiği kadar küçültme sağlayabilmesi ve memelere koni şeklinin daha kolay ve güzel verilebilmesidir. Ameliyat riskleri ve istenmiyen sonuçları daha önce anlatılan yönteme göre daha azdır ve ameliyat daha kısa sürer. En önemli sakıncası ise meme başı ve ucu serbest yama olarak dikildiğinden emzirme işlevinin sürekli olarak ortadan kalkmasıdır. Meme başı ve ucunun duyusu da hiçbir zaman eskisi gibi olmaz. Bu ameliyat genel olarak çocuk emzirmeyi planlamayanlar tarafından tercih edilir.

Vücudumuzun bir kuralı vardır. Deri kesildiği zaman az veya çok bir iz bırakarak iyileşir. Bunun istisnası yoktur. Meme ameliyatları için de bu kural geçerlidir. İster meme başı koruyucu ister meme başı yama olarak konulan ameliyat olsun her küçültme ameliyatının sonunda bir iz kalır. Bu izler memenin genellikle az görünen yerlerine yerleştirilmeye çalışılır. Ne kadar dekolte giysi giyilirse giyilsin memenin en az görünen kısmı meme başı ile meme altı çizgisi arasında kalan sütundur. Pek çok teknik ameliyat izlerini bu alana sığdırır. Bazı ameliyatlarda izler meme altındaki kıvrıntıya gizlenir. Ancak bu izler bazı dekoltelerde memenin iç (göğüs kemiğine yakın) kısmı veya dış (koltuk altına yakın) kısmında görülebilir. Bu sakıncayı gidermek için yalnız meme başı altında dik inen ve meme altı çizgisini tutmayan ameliyatlar yapılmaktadır. Buna yukarıdan aşağı inen iz (vertical scar) tekniği denilir.

Meme küçültme ameliyatlarında başarılı sonuçlar kullanılan teknikten çok yapan cerrahın becerisi ile alakalıdır. Deneyimli cerrahların elinde bütün teknikler ile mükemmel sonuçlar alınabilir.

Prof. Dr. Ege Özgentaş son 15 yıldır kendi geliştirdiği ve uluslararası kongrelerde sunduğu bir teknik ile meme küçültme ameliyatlarını yapmaktadır.

Ameliyatsız meme büyütme işlemi yapılabilir mi?

Meme büyütme girişimlerine ilgi çok eskidir. 1880 lerden başlayarak bu amaçla memelerin içine çeşitli maddeler yerleştirilmiştir. Kauçuk, sığır kıkırdağı, sentetik maddeler, cam küreler hatta fildişi kullanılan bu maddeler arasında sayılabilir. Bütün bu denemelerden olumsuz sonuçlar alınmıştır.

1963 yılında silikon meme protezlerinin piyasaya çıkması ile meme büyütme işlemi güvenli bir şekilde yapılmaya başlamıştır. Günümüze kadar meme protezleri giderek geliştirilmiştir ve bu süreç devam etmektedir.

Memeye protez konulması cerrahi bir işlemi gerektirir. Ameliyatsız meme büyütme fikri yeni değildir. 1940 larda meme içine parafin ve vazelin enjekte edilmiştir. Meme içine silikon enjeksiyonu özellikle Vietnam savaşı sırasında popüler olmuştur. Amerikalılar ile birlikte olmak isteyen Vietnamlı kadınlara askeri depolardan çalınan endüstiyel sıvı silikon enjeksiyonu ile meme büyütme işlemi yapılmıştır. Daha sonra özellikle Las Vegas’ta sıvı silikon ile meme büyütme işlemi yaygın olarak yapılmaya başlanmış ve bu 1979 da kanun ile yasaklanana kadar devam etmiştir. Silikon dahil olmak üzere meme içine enjekte edilen maddelerin ölüme kadar gidebilen ciddi problem ve sakatlıklara yol açtığı görülmüştür.

Ameliyatsız meme büyütme fikrine olan ilgi günümüzde de azalmadan devam etmektedir. Son yıllarda sentetik polyamide (halk arasında naylon  diye bilinir) maddesinden üretilen bir dolgu maddesi özellikle meme büyütme işleminde kullanılmaktadır. Poliklinik koşullarında anestezi gerektirmeksizin direk olarak meme içine bu maddeyi enjekte ederek yapılan meme büyütme işleminin etkisinin senelerce sürebildiği öne sürülmektedir.

Ticari reklamlar ve bazı hekimler su tutucu poyamide maddesi enjekte edilerek yapılan meme büyütme işlemlerinin teklikesiz ve başarılı olduğunu yaymaya çalışmaktadır. Ancak bu konu henüz bilimsel olarak yeterince araştırılmamıştır. Amerikan Federal İlaç Denetim Kurumu (FDA) bu maddeye onay verene ve bilimsel araştırmalar güvenli olduğunu kanıtlayana kadar kullanımına kuşku ile bakmakta yarar vardır.


//

Alışılmamış bir mezuniyet hediyesi

Amerika Birleşik devletleri başta olmak üzere pek çok ülkede aileler lise veya kolleji bitiren çocuklarına mezuniyet hediyesi verirler. Yeni bir araba veya pahallı bir tatil paketi bu hediyeler arasında sayılabilir. Son yılllarda kız çocuklarına verilen mezuniyet armağanları arasına alışılmadık bir yenisi eklendi: Meme büyütme ameliyatı.

Amerika’da yapılan istatistikler 2013 yılında 19 yaş altındaki 3300 kız çocuğuna meme büyütme ameliyatı yapıldığını göstermektedir. Bu sayı 2000 yılı ile karşılaştırıldığında son 13 yılda %64 oranında bir artışa karşılık gelmektedir.
Amerikalı doktorlar her ne kadar meme büyütme ameliyatlarının masrafı genel olarak aileler tarafından karşılansa da bazen ücretin ameliyat olan kız tarafından ödendiği de belirtmektedirler.

Özellikle ilkbahar ve yaz öncesi meme büyütme ameliyatlarının daha sık yapıldığı dönemlerdir. Bunun nedenleri arasında deniz mevsiminin yaklaşması ile kızların plajlarda daha çekici görünme istekleri ve okulların tatile girmesi yatmaktadır.

Ergenlere estetik ameliyat yapılması son yıllarda çok tartışılan bir konudur. Büyümesini tamamlamamış olan ve ameliyatların ciddiyetini kavrayacak olgunluğa ulaşmamış çocuklarda bu konuda dikkatli olmak gerekir.


//

Birbirinden farklı görünen memelerin estetiği

Asimetrik Memelerin Düzeltilmesi

Kadınlarda iki meme arasında hafif derecede görüntü farkı olması normaldir ve çok yadırganmaz. Buna karşılık iki meme görüntü olarak birbirinden çok farlı ise estetik açıdan rahatsızlık yaratır.

Memeler arasında büyüklük farkı

Hangi meme normal olarak değerlendiriliyor ise diğer meme büyütülerek (silikon meme protezi) veya küçültülerek ayni boyuta getirilir. Bazı durumlarda ayni anda bir memeye büyütme, diğerine de küçültme işlemi yapılması gerekebilir.

Memeler arasında diklik farkı

Memeler ayni büyüklükte olabilir ancak birisi daha dik diğeri ise daha sarkık olabilir. Böyle durumlarda genellikle hastalar sarkık memenin dikleştirilmesini isterler. Tedavi için sarkık memeye dikleştirme işlemi uygulanır.

Meme başlarının farklı görünmesi

Memenin görüntüsünde en karakteristik bölge ortasında bebeğin beslenmesini sağlayan ve nipple denilen çıkıntıyı çevreleyen kahverengi daire şeklindeki kısımdır. Tıp dilinde buraya areola denilir. Bölgenin tamamı yani kahverengi halka ve ortasındaki çıkıntının tamamı nipple areola kompleksidir. Halk arasında kısaca buraya meme başı adı verilir. Göğüslerde ilk dikkat edilen nokta meme başlarının ayni büyüklükte ve ayni hizada olmasıdır. Genellikle meme başının aşağıda olması sarkık memelerde görülür. Meme sarkıklığı giderilirken meme başı da karşı taraf ile ayni hizaya getirilir. Ancak nadir olarak ayni boyutlardaki iki memeden birinde meme başı daha yukarıda olabilir. Bu durumda yukarıda duran meme başı ameliyat ile aşağı çekilir ve her iki memenin ayni görünmesi sağlanır. Meme başlarının çapı da ayni olmalıdır. Kahverengi bölge bir tarafta normal diğer tarafta daha geniş ise geniş kısım daraltılır. Ancak bir tarafı normal, diğer tarafı küçük olan meme başlarında durum biraz daha komplikedir. En kolay  tedavi şekli normal tarafı biraz küçülterek buradan alınan kahverengi dokunun küçük meme başı etrafına yamanması (greft olarak konulması) dır. Bu sayede meme başları eşitlenebilir. Bir diğer alternatif ise tatuaj (dögme) yaptırmak veya vücudun diğer taraflarından koyu renkli bir doku alarak küçük tarafa yama yapmaktır. Koyu renkli deri kadınlarda genital bölgeden alınabilir.

Meme başlarının boyutu ve yerleri değiştirilerek simetri sağlanır.

Memelerin Biri Büyük Biri Küçük Olması

En sık görülen asimetri şeklidir. Memeler şekil olarak normal anatomide ancak büyüklük olarak farklı hacimlerde olabilir.

Memenin biri diğerinden büyük

Bu durumda hasta bir memesini normal büyüklükte kabul etmekte ve diğer memesini büyük bulmaktadır. Sol memenin sağ memeden büyük olması sık olarak görünen bir durumdur. Daha az sıklıkta olmakla birlikte sağ memenin büyük olması da görülür. Bu durumda yapılacak tedavi büyük memenin ameliyat ile küçültülmesidir. Meme küçültmenin değişik ameliyat yöntemleri mevcuttur. Prof. Dr. Özgentaş vertikal skar tekniği (memede yalnız dikine bir iz ve meme altında iz yok) ile meme küçültme yapmaktadır.

Bir memenin diğerinden küçük olması

İri memelerden hoşlanan kadınlarda genellikle büyük olan meme normal kabul edilir ve küçük memenin büyütülmesi istenir. Örnek olarak sol memenin sağ memeden küçük olması durumunda sol memenin büyütülmesi gerekir. Tedavide büyütme miktarının önceden iyi hesaplanması gerekir. Çünkü amaç simetriyi sağlamak yani göğüslerin görüntüsünü eşitlemektir. Meme büyütme işlemi silikon protez kullanılarak yapılabilir. Protezin boyutunu önceden hesaplamak için çeşitli bilgisayar programları mevcuttur ancak her ihtimale karşı farklı büyüklüklerdeki protezlerin ameliyathanede hazır bulundurulması uygun olur. Deneme protezleri ile gerçek boyut saptandıktan sonra kalıcı protez yerleştirilir. Ancak Prof. Dr. Ege Özgentaş büyüklük farkı olan memelerde küçük memeyi kişinin kendisinden alınan dokular ile büyütmeyi tercih etmektedir. Ancak burada önemli olan hastanın kendisinden alınacak fazla dokuların mevcut olması şarttır. Memeye enjekte edilecek en uygun doku kişinin kendi yağ dokusudur. Yağ dokusu ile meme büyütme enjeksiyon ile yapıldığı için ameliyat sırasında memenin ne kadar büyüdüğü ve hangi şekli aldığı açıkça görülmektedir. Bu da daha kolay eşitlik sağlanmasına yol açar.

 


//

Büyük Memeler

“Memelerim Çok Büyük”

Memeler kadın vücudunun en karakteristik parçası olduğu kadar güzelliğinin de belirleyici özelliğidir. Estetik ve güzellik bütünü yaratan parçaların birbiri ile uyumu sonucu ortaya çıkar. Memelerin küçük olmaları gibi belirli bir hacimden büyük olmaları da vücut ahengini bozar. Memenin normal dışı büyümesi meme hipertrofisi olarak isimlendirilir. Hastalar genellikle yukarıdaki başlıkta gösterilen şikayet ile bize başvurular.

Memede büyüme nedenleri

Adolesan sonrası ileri yaşlarda meme büyümesinin en önemli nedeni şişmanlıktır. Ancak adolesandan itibaren göğüslerin büyük olması daha çok genetik yani ailesel nedenlere bağlıdır. Nadir olarak bazı hormonal dengesizlikler de sonradan ortaya çıkan meme büyümesi yapabilir. Meme içi tümörler de büyüme yapabilir ancak bu genellikle tek taraflıdır ve kitlenin ele gelmesi ile kolayca diğerlerinden ayrılır.

Kadınlarda memede büyüme

Kadın memesinin ortalama hacmi değişkenlik gösterir. Uzun boylu ve iri yapılı kadınlarda büyük memeler hoş durur. Buna karşılık ufak tefek kadınlarda çok iri memeler estetik açıdan hoş görünmeyebilir. Hemen her kültürde kadınların dolgun göğüslü olanları daha çekici olarak değerlendirilir ama bunun da bir sınırı vardır. Memeler her ne kadar dişiliği temsil eder ise de çok büyük olmaları güzelliğe ayni oranda katkı sağlamaları anlamına gelmez. Ayrıca medya da bu konuda toplumu olumsuz etkilemektedir. Yakın zamana kadar özellikle medya meşhuru kadınların memelerini yapay olarak aşırı büyütmeleri nedeni ile Amerika başta olmak üzere tüm dünyada kadınlar arasında büyük meme yarışı başlamış idi. Fakat son yıllarda öncelikle Avrupa’da kadınlar tekrar memelerini normal boyutlara küçültmeye başladılar.

Büyük göğüslerin yarattığı sorunlar

Memelerdeki büyüklük belli bir eşiği geçerse ortaya fiziksel şikeyetler de çıkmaya başlar. Dev büyüklükteki memelere gigantomasti denilir.

  • Büyük memeler genellikle sarkık olurlar. Bunun nedeni ağırlıkları yüzünden yerçekimine yenik düşmeleridir.
  • Dev memeli olanlar koşmakta ve bazı hereketleri yapmakta zorlanırlar.
  • Böyle kişiler kendilerine uygun kıyafet bulmakta sorun yaşarlar.
  • Genç kızlar arasında dev memeli olmak alay konusu olabilir ve psikolojik sorunlar yaratabilir.
  • Dev memelerin yarattığı fiziksel sorunlar arasında boyun ağrısı ve boyun omurlarında hasar, kamburluk, sırt ağrısı ve vertebrada disk hernileri yani omurga fıtıkları (bel ve boyun fıtıkları) sayılabilir.
  • Meme altlarında kötü koku, pişikler ve yaralar hem sosyal hem de sağlık yönünden ortaya çıkan sorunlardır.

Büyük Memeleri Küçültme

Göğüsleri küçültmenin yolları

Kadınların çoğu memelerini doğal yollar ile yani cerrahi bir işlem yaptırmadan küçültmenin arayışı içindedirler. Bu ancak şişman kişilerin zayıflaması ile mümkündür. Ancak kilo verme durumunda vücudun diğer bölgeleri de zayıflayacağından meme/vücut oranı değişmeyecektir. Ayrıca zayıflayan memeler genellikle daha da sarkık görünürler. Bunun dışında haricen kullanılan merhemler, memeleri giysi veya bandajlar ile baskı altına almak, ilaçlar ve diğer çeşitli yöntemlerin bir etkisi olduğu gösterilememiştir.

Büyük memeler nasıl küçültülür ?

Bu sorunun yanıtı günümüzde yalnızca “cerrahi olarak” şeklinde verilebilir. 1900 lerin başlarında meme küçülme ameliyatları tümör çıkartma ameliyatları gibi değerlendirilmiş ve memenin yarısı veya daha fazlasını ampute ederek gerçekleştirilmiştir. Kalan memenin estetik görüntüsü üzerinde fazla durulmamıştır. Oysa günümüzde meme küçültme ameliyatının amacı hem işlevsel olarak emzirmeyi devam ettirmek hem de görüntü olarak kabul edilebilir bir şekil elde etmektir. Önüne geçilemeyen bir gerçek kesilen her yerde az veya çok bir iz kalmasıdır. Memede de bir kısmı çıkartıldığında bir iz kalacaktır. Teorik olarak çıkartılan kısım ne kadar fazla ise yani meme ne kadar büyük ise kalacak iz de o kadar fazla olacaktır. Günümüzdeki ameliyat yöntemleri izleri en aza indirecek şekilde değişikliklere uğramıştır.

Memeleri küçültme yolları

Memelerin ancak ameliyat ile etkili şekilde küçültülebileceğini söylemiştik. Memeler büyüdükçe yapılacak ameliyat daha komplike ve zor hale gelmektedir. İdeal bir meme küçültme ameliyatında şunlar göz önüne alınmalıdır:

  • Mümkün ise emzirme fonksiyonu korunmalı
  • Nipple-areola kompleksi denilen meme ucu ve onu çevreleyen esmer daire korunmalı veya yeniden oluşturulmalı.
  • Meme gerektiği kadar küçültülmeli
  • Yeni memenin konik şekli sağlanmalı.
  • Mümkün olduğu kadar az iz bırakılmalı.
  • Memeler dik olmalı yani sarkıklıkları giderilmelidir.

Her ne kadar teorik olarak bu kurallara uyuası beklense de teknik olarak bunların hepsini ideal ölçüde sağlamak her zaman mümkün olmayabilir. Örnek verecek olursak çok büyük memeler küçültüldüğünde meme dokusu ve bezlerinin de büyük kısmı çıkartılmaktadır. Kalan kısımların yeterli süt üretebileceği her zaman garanti edilemez. Yeterli meme bezi bırakıldığı zaman da istenilen küçülme sağlanamaz. Meme küçültme ameliyatlarının en büyük sıkıntısı bazı olgularda ameliyat sonrası göğüslerin hala büyük kalmasıdır.

Göğüsleri küçültmek için ne yapmak lazım

Memelerin küçülmesi için ne yapılmalı sorusunun yanıtı ameliyat edilmeli şeklinde vermiştik. Meme küçültme ameliyatlarına tıp dilinde reduction mammaplasty adı verilir. Ameliyat ciddi bir işlemdir ve bazı beklenmeyen sorunları (komplikasyonları) olabilir. Meme küçültmenin esasını memenin konik şeklini bozmadan önemli bir parçasını çıkartmak oluşturur. Ancak büyük memelerde genellikle meme başı da çıkartılması gereken kısım içinde yer alır. Meme başı estetik ve fonksiyonel olarak önemli bir parçadır ve çıkartılıp atılamaz. Yeni memenin konisinin tepe noktasına yerleştirilmesi gerekir. Bu riskleri olan ve incelik isteyen bir işlemdir. Meme içindeki kan dolaşımını bozacak bir hareket meme başının çürümesine (nekroz olmasına) neden olabilir. Bu gibi aksilikler ile karşılaşmamak için meme küçültme ameliyatının yalnızca plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahlar tarafından yapılmalası gerekmektedir. Bu konuda tanımlanmış pek çok ameliyat yöntemi vardır. Acak bu yöntemlerden hiç birinin en iyisi olduğu söylenemez. Konuya hakim olan ve yaptığı ameliyat konusunda yeterli deneyimi olan plastik cerrah iyi sonuç alır. Buna karşılık deneyimi az olanların sonuçları hangi yöntemi kullanırsa kullansın her zaman ayni başarıyı gösteremiyebilir.  Prof. Dr. Ege Özgentaş meme küçültme ameliyatlarında kendisinin geliştirdiği ve uluslararası kongrelerde tanıttığı özel bir teknik uygulamaktadır.

Meme Küçültme Fiyatları

Hastalar sıklıkla internetteki arama motorlarını kullanarak göğüs küçültme fiyatları ile ilgili araştırma yapmaktadırlar. Burada amaç muhtemelen en uygun fiyatı bulmaktır. Hem Türk Tabipleri Birliği hem de hekimlik yasaları doktorların ameliyat fiyatlarını aleni olarak herkese açık ortamlarda ilan etmelerine, indirim kampanya promosyon vs. isimleri altında diğer meslektaşları ile ticari rekabet ortamı yaratacak faaliyetlerde bulunmalarına izin vermemektedir. Ayrıca ameliyatlar standart ticari ürünler olmayıp her hastada farklılıklar gösterebilmektedirler. Bu nedenle de muayenesi yapılmadan bir hastaya ameliyat ücreti verilmesi doğru değildir. Meme küçültme ameliyatları hastanın yaşına, sağlık durumuna, göğüslerinin şekil ve büyüklük derecesine göre farklılık gösterebilmektedir. Ayrıca başarısı hekimin deneyimi ile çok yakından ilişkilidir. En ucuz fiyatı bulmak ayni kalitedeki tedaviyi daha ucuza yaptırmak anlamına gelmez. Hekimliğin özellikle de plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahinin bir sanat olduğunu ve verilen hizmetin kalitesi arttıkça bedelini de artacağı akıldan çıkartılmamalıdır.

İlgili bağlantı:
Meme (Göğüs) küçültme ameliyatı nasıl yapılır?

Ameliyat öncesi ve sonrası resimleri için Amerikan Estetik Cerrahi Derneği tarafından hazırlanan sayfayı ziyaret edebilirsiniz. (Lütfen açıklamayı okuyunuz)