Amerikan Estetik Cerrahi Kongresi New York’ta yapıldı.

Amerikan Estetik Cerrahi Birliği kongrelerini hiç kaçırmam. Bu yıl New York Javids Kongre Merkezinde yapıldı. Salon her bakımdan muhteşem. Ayni anda çok sayıda ve farklı kongrelerin yapılmasına müsait.

Kybella nedir ?

Ameliyatsız gıdı aldırma mümkün mü?

Çene ve boyun ile birlikte bir bütünlük gösterir ve güzellik açısından dikkat çekicidir. Çene boyun birleşim yerindeki dik açı gençliğin göstergesidir.

Gıdı nedir?

Aslında gıdı bölgesi alt çenenin altındaki boyuna kadar olan bölgedir. Normalde ve gençlikte alt çene ile boyun dik açı yaparak birleşmelidir. Çene altında birikim olması veya çene ucu ile boyun arasındaki dik açının silinmesi halindeki görüntüye halk arasında “gıdı” veya “gıdık” denilir. Buna başka kültürlerde “çift çene” adı da verilir. Çünkü çene ucu kemiğinin altında ikinci bir çene varmış gibi bir kabarıklık oluşmuştur.

Gıdı oluşumu nedenleri

  • Alt çenenin doğuştan kısa olması
  • Şişmanlık nedeni ile çene altında yağ toplanması
  • Yaşlılık veya diğer nedenler ile alt çene altındaki deri, kas ve yumuşak dokuların gevşeyerek sarkmasıdır.

Kybella ile gıdı giderme

Gıdı estetiği

Yukarıda belirtildiği gibi gıdı ifadesi genellikle çene altı bölgesini tanımlamaktan çok çene boyun birleşim yerindeki olması gereken dik açıyı ortadan kaldıran durumlara verilen isim olarak kullanılır. Bu bölgeyi tekrar dik açılı bir hale getirme işlemine gıdı estetiği denilir. “Gıdı sarkması” değimi de çene altının genişleyerek boyunla geniş bir açı yapması durumuna verilen isimdir. Bu iş için yapılan işlemler halk arasında gıdı aldırma, gıdı eritme, gıdı giderme, gıdı germe vs gibi isimler ile tanımlanır.

Gıdı aldırma yöntemleri

Gıdı giderici işlemler hala genel olarak ameliyat ile yapılır. Burada amaç çene altı yağlarını almak, gevşemiş kasları ve deriyi gerginleştirmektir. Ameliyatsız yöntemler son zamanlarda araştırılmaktadır. Bunlara göz atarsak:

Kybella ile gıdı eritme

Yağları eriten maddelerden birisi de deoksikolik asittir. Bu madde tıbbi olarak kullanılabilecek şekilde üretildikten sonra çene altı (gıdı) yağlarını eritmek için kullanılmak üzere onay almış ve Kuzey Amerika’da piyasaya sürülmüştür. Bu asit her ne kadar yalnız yağları eritmek için kullanılsa da istemeden kas, sinir ve deriye de zarar verebilecek potansiyeldedir. Piyasada içinde 4 flakon bulunan kutular halinde satılmaktadır. Bölgenin genişliğine ve yağların miktarına göre bir seansta 3 ile 6 arasında hatta daha fazla sayıda flakon kullanılması gerekmektedir. İlacın en önemli yan etkisi enjeksiyondan sonra ciddi miktarda morluk ve şişlik olmasıdır. Hatta bu çalışmayı engelleyecek derecede olabilmektedir. Birkaç gün süren ağrı da olabilmektedir. İlacın etkisi birkaç hafta sonra görülmeye başlamaktadır. Bazı durumlarda bir seans yeterli olmadığından ileride ikinci seans enjeksiyonlar da gerekebilmektedir.

Kybella gıdı eritici

Kybella fiyat

Bu ilacın dört flakon içeren (yani ortalama bir kişiye yetecek olan) kutusunun Amerika’daki satış fiyatı yaklaşık 1200 dolardır. Başka ülkelerde satışa sunulduğunda fiyatının ne olacağı belli değildir. Tabi bu yalnızca maliyet fiyatıdır. Tedavi fiyatının ne kadar olacağı bunu uygulayan kuruluşlarca belirlenecektir.

Başka yöntemler ile ameliyatsız gıdı yağları eritme

Şu anda deriyi yakmadan deri altındaki yağları eriten sistemler mevcuttur. Özetler isek:

  • Laser enerjisi kullananlar
  • Radyo frekans enerjisi kullananlar
  • Soğuk enersizi kullananlar

Her ne kadar bu işlemler ameliyathane ortamı gerektirmediğinden ve tedavi sonrası iş güç kaybı yapmadığından kulağa hoş gelseler de etkileri genellikle derinin hemen altındaki yağlarda görülmekte ve derin bölgelerde etkisiz kalmaktadırlar.

Deride bir kesi yapmadan ister lazer kullanılsın ister enjekte edilen maddeler kullanıldın damar sinir ve kasları birbirinden ayırmak mümkün değildir. Bu da istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

Boyun ve çene altı bölgelerinin estetiğinde derin bölgelerdeki yağlar önemli rol oynamaktadır ve günümüzde buralara ulaşmanın en etki yolu hala cerrahi girişimdir.

Dış Görünüş ve Özgüven

Özgüven Nedir?

Hemen herkes kendine güvenme, özgüven, medeni cesaret gibi kelimeleri kullanır ama bunların derinlemesine anlamını ve hangi durumlarda azalıp çoğaldığını bilemeyebilir. Yaşamımızda “özgüven” kavramı önemli bir rol oynamaktadır. Psikoloji, psikiatri, sosyal bilimler ve farklı kültürler özgüveni kendilerince tanımlamışlardır.  Çok derinlemesine inmeden incelemek istersek:

Özgüven tanımı

Özgüven çok kısa olarak anlatılabilecek bir kavram değildir. En belirleyici özelliklerini sıralar isek:

  • Kişinin kendi değer ve becerilerinin farkında olmasıdır.
  • Kişinin kendisi ile barışık olmasıdır.
  • Girdiği bir toplulukta kendisini rahat hissedebilmesidir.
  • İyi bildiği konularda yapacağı eylemlerin başarılı olacağına inanmasıdır.
  • Sosyal yaşamdan, insanlardan ve yarışmadan korkmamasıdır.
  • Kendisini değersiz ve beceriksiz görmemesidir.

 

Özgüven eksikliği

Özgüven eksikliği

Halk arasında “aşağılık duygusu” olarak da adlandırılan bu durum kişinin hayat başarısını ve sosyal yaşamını çok olumsuz etkiler. Aslında pek çok kişide olabilen özgüven eksikliği kendini şu şekilde belli eder:

  • Sosyal topluluklara rahat katılamama: İnsanların kendisi ile alay edeceğini veya küçük göreceğini, ilgi göstermeyeceğini düşünür. Bunun için kendine göre bahaneler uydurur. Güzel olmadığını, iyi konuşamadığını, kültür açısından zayıf olduğunu zanneder.
  • Yarışma veya açık bir pozisyona başvurmaya cesaret edememe: Buralara kabul edilmeyeceğini veya başarılı olamayacağını varsayarak fırsatları kaçırır.
  • Kendi zayıf taraflarını bilmekten korkma: Hiçbir insan her konuda mükemmel değildir. Ama mükemmele gidebilmek için önce yetersiz tarafların düzeltilmesi gereklidir. Özgüveni eksik insanların eleştiriye tahammülü yoktur.
  • Arkadaş edinmede güçlük: Kendi donanımındaki insanlara yaklaşmaktan korkar ve daha çok kendisini pohpohlayan belirli insanlar ile arkadaşlık kurmayı tercih eder.

Tabii özgüven eksikliğinin de dereceleri mevcuttur ve herkeste ayni derecede değildir.

Özgüven eksikliği nedenleri

Psikolog, pedagog ve sosyologlar özgüven eksikliğinin nedenlerini kendi alanlarında araştırmışlar ve çeşitli sebebler bulmuşlardır.

  • Gelişme çağında çocuğa aşırı koruyucu davranmak:  Çocuk Kendisine bakanların yardımı olmadan hiçbirşey yapamayacağı ve onlarsız sürekli teklike içinde olacağı duygusuna kapılır.
  • Sürekli eleştirilmek: Anne-babanın çocuğun yalışlarını ve zayıf taraflarını sürekli yüzüne vurarak eleştirmesi ve azarlaması sonraki yıllarda derin olumsuz etkiler yaratır.
  • Belirli bir sosyoekonomik çevreden daha yüzek düzeyde bir sosyoekonomik ortama gelmek: Sonradan gördüğü ve öğrendiği şeylere uyum sağlayamayan kişiler yeni ortamda rahat edemediği için kendilerini izole ederler.

Ancak bunların içinde bir tanesi vardır ki bizim konumuz ile doğrudan ilişkilidir:

Vücut görüntüsü ile barışık olmamak

Tarih boyunca insanlar görüntüleri nedeni ile ya beğenilmiş ya da dışlanmışlardır. Genellikle beğenilen insanlar güzel olarak kabul edilmişlerdir.

Güzellik nedir?

İnsan güzelliği için olmazsa olmaz özellik bütün vücut yapılarının anatomik olarak tam olmasıdır. Burnu, bir gözü, kulağı olmayan biri için güzel terimi kolay konulamaz. İnsanlarda özellikle kadınlarda vücut çizgilerinin, yüzdeki yapıların estetik bir uyum içinde olması önemlidir. Güzel kadın vücudunu tanımlarken genellikle el ile bir kum saati işareti yapılır. Burada tanımlanması istenen şey dolgun göğüsler, ince bir bel ve dolgun bir kalçadır. Vücudu omuzlardan dizlere kadar dümdüz ayni kalınlıkta olan bir kadın vücudu için güzel diyemeyiz. Yüz sözkonusu olduğunda saç çizgisi, alın, burun, kaşlar, kirpikler, yanaklar, dudaklar ve alt çene arasında estetik bir uyum vardır. Biz bunu rakamlar ile tanımlayamasak bile beynimiz gördüklerini otomatik olarak oranlar ve sonunda güzel veya değil diye bir sonuca vararak bize bildirir.

Güzelliği bozan şeyler

Vücut güzelliği

Daha önce de anlattığımız gibi özellikle vücut görüntüsünde kadını belirleyen tipik özellik bel/kalça oranıdır. Bel ve kalça çevresi birbirine yakın ise bu çekici olmaz. Kadınların bedenleri ile barışık olmadığı durumları söyle sıralayabiliriz:

  • Şişmanlık
  • Aşırı zayıflık
  • Memelerin normalden büyük, küçük, sarkık veya asimetrik (birbirinden farklı) olması
  • Belin kalın olması
  • Belden kalçaya geçerken düzgün bir dışa kavis yerine içe çöküntü olması
  • Kalçaların bele göre yetersiz çapta olması ve çıkıntılarının belirgin olmaması.
  • Diz üstü bölgede bacakların kalçalara göre daha geniş olması. Diz üstü bacak çevresinin kalın olması
  • Diz iç kısımlarındaki çöküklüğün normalden fazla olması. Diz içlerinde aşırı kabarıklıkların olması.

Bu liste uzatılabilir. Ancak halk arasında mütenasip olarak adlandırılar alımlı bir vücuda sahip olmak kadınların özgüvenlerini ciddi ölçüde arttırmaktadır.

Vücut estetiği

Biz estetik ve plastik cerrahlar vücut estetiği konusunda bir heykeltraş gibi çukurları doldurup tümsekleri azaltarak estetik çizgilerin oluşmasını sağlamaktayız. Bunu yaparken en çok kullandığımız yöntem yağların alınması (liposuction) ve yağların dolgu maddesi olarak kullanılması (yağ dolgusu) dır. Eskiden fazlalık olarak düşünülen yağ dokusu günümüzde çok önemli bir eksik giderici dolgu maddesi olarak görülmektedir.

Yüz güzelliği

Yüzün güzel görünmesini olumsuz etkileyen durumlar söyle özetlenebilir:

  • Deride kırışıklık ve sarkmalar
  • Kaşların aşırı düşük veya kalkık olması
  • Göz kapaklarının düşük veya gözün dikine açıklığının yetersiz olması
  • Burun görüntüsünün rahatsız edici olması (büyük, kamburlu, eğri, çökük vs. gibi)
  • Dudakların küçük olması veya üst dudağın aşırı uzun olması.
  • Alt çene çıkıntısının yetersiz veya aşırı çıkıntılı olması.
  • Yanakların aşırı dolgun veya aşırı zayıf olması
  • Boyun alt çene açısının belirgin olmaması
  • Boyunda kırışıklık veya dikine çizgilerin olması

Bu listeye de pek çok ilave yapılabilir.

Yüz estetiği

Vücut giysiler ile gizlenebilir ama yüz bölgesini gizlemek hem zor hem de anlamsızdır. Kadınlar arasında güzel yüzlü olmak ciddi bir ayrıcalık ve özgüven kaynağıdır. İster doğuştan ister sonradan isterse de yaşa bağlı olsun yüz estetiği plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahinin en çok uğraştığı konuların başında gelmektedir.

Yüz güzelliğini sağlamamız için yaptığımız çok sayıdaki tedavi seçeneklerinin web sitemizde ilgili sayfalarda bulabilirsiniz.

Özgüven insanların mutluluk ve başarısı için çok önemlidir. Özgüven bozukluğu güzellik ve görüntü kaynaklı ise en etkili tedaviyi biz estetik-plastik cerrahlar yapmaktayız.

Kendi yaşamımda çok dikkatimi çeken bir deneyimim mevcut. Bekar veya erkek arkadaşı olmayan genç kızların büyük bir yüzdesi (kesinlikle %60 üzerinde) ameliyat sonrasında ya arkadaş buluyorlar ya da nişan evlilik gibi faaliyetlere giriyorlar. Bunları hastanın olağan ameliyat sonrası kontrollarında öğreniyorum ve genellikle beni bu durumdan haberdar etmek için birlikte geliyorlar.

Vücut görüntünüz veya kendinizi güzel görmemeye bağlı özgüven eksikliği yaşıyor iseniz ve kendiniz ile barışık değil iseniz size en etkili yardımı biz yapabiliriz.

 

 

Estetik Ameliyatların Ömrü

Estetik Cerrahi Ameliyatlarının Kalıcılığı Ne Kadardır?

Estetik cerrahi çeşitli bölgelerde değişik amaçlar için ameliyatlar gerçekleştirir. Bu ameliyatların hem fiziksel olarak hem de parasal olarak bazı bedelleri vardır. Hastaların bir kısmı kendilerince külfet sayılan bu durumu tekrar yaşamak istemezler ve genellikle bu yapılan ameliyatın kaç yıl etkisini sürdüreceğini sorarlar.

Aslında sorunun doğru şekli herhangi bir ameliyatın etkisini kaç yıl sürdüreceği şeklinde olmalıdır.

Ameliyatların etkinlik süresi çeşitlilik gösterir. Bir kalp ameliyatı iyileştirici etkisini ömür boyu sürdürebileceği gibi birkaç yıl içinde yararlı etki yok olabilir ve kişi hayatını kalp krizinden kaybedebilir. İyi yapılmış bir apendisit veya safra kesesi ameliyatı etkinliğini ömür boyu sürdürür ve hasta bir daha bu organlar ile ilgili bir sorun yaşamaz. Buna karşılık iyi yapılmış bir mide küçültme ameliyatı yıllar sonra etkisini kaybedebilir ve kişi yeniden kilo almaya başlayabilir.

Estetik ameliyatlar da diğer cerrahi işlemlerden farklı değildir. Yalnızca uygulanan organ ve bölgeler farklıdır. Sık yapılan ameliyatların devamlılık süresini örnekler ile inceleyelim:

Kepçe kulak ameliyatı:

Okul öncesi çocuklarda psikolojik olumsuz etkileri azaltmak için yapılan bu ameliyat doğru yapıldığı takdirde ömür boyu etkisini sürdürür. Ameliyattan birkaç ay sonra kulağın tekrar açılması genellikle cerrahi teknikteki bir yetersizliğe veya dikişlerin zorlanarak kopmasina bağlıdır.

Burun estetiği:

Genellikle ameliyatın hemen sonrasında burundaki alçı ve bandajlar açıldığında burun şekil güzel görünür. Ancak burada şişlik ve henüz oturmamış bir şekil söz konusudur. Ameliyat sonrası burun şeklinin oturması ilk 3 ayda olur, ama burun şeklinin tam olarak oturması bazan yıllar alabilir. Doğuştan çok güzel güzel olan burunlar bile zaman içinde yaşlanmaya bağlı olarak genellikle olumsuz değişikliklere uğrar ve ameliyatlı burunlarda da ayni şekilde uzun yıllar sonra yaşlılığa bağlı değişmeler olabilir.

Yüz estetiği:

Özellikle daha genç görünmek için yapılan yüz germe ameliyatlarının bir ömrü vardır. Bunu genellikle yüzün yaşlanma hızı belirler. Örnek verirsek 40 ile 45 yaş arasında çok hızlı olarak yüzü kırışmış veya çömüş bir kadın yüz germe ameliyatı olduğunda bu yaşlanma hızı ameliyat sonrası da devam edecektir ve muhtemelen 5 yıl sonra ameliyatlı yüzde de bir miktar yaşlanma olacaktır. Buna karşılık 40 ile 55 yaş arasında yüz bölgesinde hafif bir yaşlanma bulgusu gösteren kadının ameliyat olduğu takdirde yeni görüntüsünü yetmişli yaşlara kadar koruması olasıdır. Tabii burada hastalıklar, derinin uzun süre güneşe ve diğer zararlı etmenlere maruz kalması da önemli olumsuz faktörlerdir.

Meme estetiği:

Meme estetiğinde en çok istenen işlemler meme dikleştirme ve meme büyütme ameliyatlarıdır. Meme dikleştirme ameliyatından sonra doğum yapma, sık kilo alıp verme gibi nedenler ile memeler yeniden sarkabilir ve ileride yeniden dikleştirme ameliyatı yapılması gerekebilir. Bunların hiçbiri olmasa bile dikleştirme ameliyatı geçiren kadında da yaşlılıkta memeler vücudun her tarafı gibi sarkar.

Meme büyütme ameliyatlarında genellikle silikon protezler kullanılmaktadır. Bunlar vücuda ait olmayan fabrikalarda üretilmiş sentetik maddeler olduğundan genellikle şekilleri ve yapıları yıllar içinde çok az değişir veya hiç değişmez. Buna karşılık bu yabancı maddeleri saran meme dokusunda değişiklikler olabilir veya bünyenin bu cisimlere karşı tavrı değişip düşmanca bir hal alabilir. Bunun en iyi bilinen örneği protez etrafında kapsül oluşumudur. Diğer bir olumsuz faktör ise kişinin doğum yapması, kilo alması veya sık olarak kilo değişikliğine uğramasıdır. Bu durumlarda meme derisi esneyerek sarkık meme oluşmasına yol açar.

Karın estetiği:

Karın germe ameliyatları kilo alınmadığı takdirde uzun yıllar hatta ömür boyu etkisini korur. Ancak karın estetiğini bozan durumlar ameliyat sonrası doğum yapma ve/veya kilo almadır. Her iki durumda da karın derisi gevşer ve sarkar. Ayrıca daha önce onarılmış olan karın duvarı tekrar zayıflayabilir veya yırtılabilir ve karında estetik olmayan görüntü tekrar geri gelir.

Liposuction:

Amacı inatçı yağları almak ve vücudu şekillendirmek olan liposuction asla zayıflama görevi görmez ve şişman kişilere uygulanması fazla yarar sağlamaz. Çok başarılı bir liposuction işlemi sonucu kişi kilo alır ise tekrar istenmeyen bir görüntü ortaya çıkar. Yani liposuction yapılan bölgeler de yeniden yağlanabilir. Bu bölgelerin tekrar şişmanlaması için bütün yağ hücrelerinin yok edilmesi gerekir ki bu da pratik olarak imkansızdır ve gerçekleşse bile estetik açıdan olumlu bir görüntü yaratmaz. Liposuction işleminin en önemli yararı tedavi edilen bölgelerdeki yağ hücrelerinin sayısının azalmasıdır. Bu nedenle şişmanlama durumunda ameliyatlı bölgelerde biriken yağ diğer ameliyatsız bölgelere oranla biraz daha az olacaktır.

Kas Altı Silikon Ameliyatı

Küçük göğüsleri büyütmek

Silikon protez ile meme büyütme halen dünyada en sık yapılan ameliyatların başında gelmeye devam etmektedir. Bunun en önemli nedenlerinden birisi ise toplumlarda kadın görüntüsü ile ilgili algının değişmeye başlamasıdır. Bir zamanların sıfır beden incecik vücut ve kalçalı güzelleri günümüzde yalnızca podyumlarda ilgi görmektedir. Gerçek hayatta ise erkekler içgüdüsel olarak dolgun göğüs ince bel ve dolgun kalçaya sahip kadınları daha cazip bulmaktadır.

Silikon taktırmak

Meme büyütme işleminin ilk çözümü silikon meme protezlerinin üretilmesi ile başlamıştır. Günümüze kadar her ülkede milyonlarca kadının silikon protezler ile meme büyütme işlemi yaptırdığı bilinmektedir.

Damla silikon

Önceleri yalnız yuvarlak olarak üretilen silikon protezler daha sonra anatomik şekilde halkı arasındaki adı ile damla şeklinde de üretilmeye başladılar. Ancak günümüzde yapılan araştırmalar anatomik (damla) protezler ile yuvarlak protezler arasında sonuçta belirgin görüntü farkı oluşmadığını göstermiştir.

Kas altı silikon ameliyatı

Silikon protezin şekli kadar nereye yerleştirildiği de önemlidir. Amerikalılar genellikle göğüs kası (pektoral kas) altına yerleştirmektedirler. Buna kısaca kas altı bölgesine veya submüsküler veya subpektoral yerleştirme diyebiliriz. Diğer bir metod ise kas üstü veya supra pektoral veya supramüsküler yerleştirme diyebiliriz. Kasın üstünde fakat memenin altında kalan bu bölgeye ise subglandüler veya meme altı kas üstü bölgesi denilir.

Silikon ameliyatı sonrası

Silikon protezlerin şeklinin ameliyat sonrası görüntüde önemli bir değişiklik yapmadığını söylemiştik. Ayni şekilde protezin yerleştirildiği bölgenin de çok fazla önemi olmadığı bilinmektedir. Ancak kas altına konulan protezlerin kendine özgü bazı sorunları olmaktadır. Bunlardan en önemlisi protezin kas hareketleri ile görünür şekilde yer değiştirmesidir.

Aşağıdaki video bunu çok güzel göstermektedir:

Plastik Sanatlar ve Estetik Cerrahi

Güzelliğin tanımı yoktur çünkü soyut bir kavramdır. Ama güzelin en başarılı görüntüsünü plastik sanatlar özellikle de heykeller verir. Çünkü 3 boyutlu görselliğe sahiptirler. İnsan vücudunun da nasıl estetik bir yapıda olabileceğini gene en iyi heykeller gösterir. Biz estetik plastik cerrahların heykeltıraşlardan öğreneceğimiz çok şeyler vardır.

Ameliyatsız Estetik

Cilt Gençleştirme

Ameliyat her dönemde ne amaçla yapılırsa yapılsın kişilere korku vermiştir. Yakın zamana kadar estetik işlemlerin hemen tamamı ameliyat ile yapılmakta idi. Ancak günümüzdeki gelişmeler artık pek çok estetik işlemin ameliyatsız yapılmasına olanak sağlamaktadır.

Ameliyatsız yüz germe

Çeşitli dolgu maddelerinin üretilmesi ve botulinum toksini kullanımı özellikle yüz bölgesinde ameliyata gerek kalmaksızın önemli değişiklikler ve düzeltmeler yapılmasını sağlamıştır. Her ne kadar bunların kalıcılığı ameliyat kadar uzun olmasa da daha sıkıntısız ve ekonomik olmaları geniş bir kesim tarafından kabul görmelerini sağlamıştır. Hyaluronik asit bazlı dolgular yüz şeklini belirlemede yararlıdır. Çeşitli ince kırışıklıklar ve dudak kalınlaştırmak için uygundurlar.

Göz çevresi kırşıklıkları

Özellikle kadınları çok rahatsız eden bu olay botulinum toksini ve dolgular sayesinde önemli ölçüde giderilebilmektedir.

Ameliyatsız kaş kaldırma

Gençlerin çok rağbet ettiği bu işlem yalnızca ipler ile yapılabildiği gibi botulinum toksini ile de yapılabilmektedir.

Aşağıdaki videoda biçaksız estetik ile ilgili olarak kliniğimizin halkla ilişkiler görevlisi ile yaptığım bir söyleşide hastalarımızın bu tür non invaziv işlemler hakkındaki düşüncelerini size yansıtmaya çalıştım.

Lokal Anestezi İle Estetik

Lokal Anestezi

Narkoz (genel anestezi) kelimesi günümüzde hala korku vermektedir. Bunun bir alternatifi de sedasyon altında verilen lokal anestezi dir. Bu işlem özellikle estetik ameliyatlar için son derece uygundur.

Lokal anestezi ne demektir?

Lokal anestezi yalnızca ameliyat yani tedavi edilecek bölgeyi uyuşturmak ve acı duymaz hale getirmektir. Vücudun diğer kısımları normal duyusundadır ve işlevlerine devam eder. Genel anestezinin aksine kişi tam olarak uyanıktır ve kendi kendine soluk alıp verebilmektedir. Hasta her türlü hereketi yapabilir ama uyuşturulan bölgede ağrı duymaz.

Lokal anestezi nasıl yapılır?

Lokal anestezi uyuşturulması gereken yere uygun maddenin enjekte edilmesi ile yapılır. İğnenik ilk batırıldığı yerde kan almak için damara girerken veya kalçadan iğne yapılırken deride meydana gelen küçük batma hissi olur. Bu bölge birkaç dakika içinde hissizleşir ve daha sonra bu hissiz bölgeye iğne batırılarak diğer bölgelere doğru ilerlenir.

Lokal anestezi acıtır mı?

Daha önce bahsettiğimiz gibi deneyimli bir elde lokal anestezinin yalnızca ilk iğne batırılışı biraz hissedilir ama sonraki enjeksiyonlar ağrısızdır. Çok hassas olan kişilerde bu ilk iğne yapılışını da hissettirmemek için damardan bir sakinleştirici ilaç verilebilir. İyi yapılan bir lokal anesteziden sonra kesinlikle ağrı hissi olmaz. Eğer anestezi sonrası ağrı hissediliyor ise bunun nedeni uygun tekniğin veya yeterli dozun kullanılmamış olmasıdır.

Sık sorulanlar

Lokal aestezi ile ilgili sık sorulan ve bilinmek istenen diğer başlıkları da söyle özetleyebiliriz.

Lokal anestezi aç karnına mı yapılır?

Her ne kadar çok küçük işlemlerde (nevüs veya ufak kist çıkartılması) aç karına olmak gerekmez ise de pek çok estetik ameliyat belli bir süre almaktadır. Ameliyat süresi içinde bulantı ve kusma olacak olursa ciddi sorunlar çıkartabilir. Ayrıca aniden ortaya çıkan bir beklenmeyen durumda hastada genel anesteziye geçilmesi icap edebilir ve bunun için hastanın midesinin tamamen boş olması gerekir. Bütün bu nedenler dikkate alındığında lokal anestezi için bile hastanın boş mide ile yani aç olarak gelmesi tercih edilir. Bütün dünyada kabul edilen ortalama aç kalma süresi erişkinlerde ameliyattan 8 saat öncesi  başlar. Yani kişi en son ameliyattan 8 saat önce yemeli ve içmeli daha sonra tamamen aç olmalıdır. Bunun tek istisnası bu 8 saat içinde ağızdan alınması gereken zorunlu ilaçlardır ve bunlardan bazılarının bir yudum su ile alınmasına izin verilir.

Lokal anestezi etkisi ne kadar sürer?

İlk kullanılan lokal anestetik maddelerin bile etkisi bir iki saat kadar sürebilmektedir. Günümüzde 12 saate kadar etkisi sürebilen lokal anestezikler mevcuttur. Ayrıca ihtiyaç duyulduğunda etki geçerken ayni bölgeye yeniden ilaç enjekte edilerek süre uzatılabilir Ancak bunlar yapılırken anestezik ilacın maksimum dozunu geçmemeye dikkat edilmelidir.

Lokal anestezi sonrası nasıldır?

Ameliyat sonrası ağrı açısından lokal anestezi biraz daha avantajlıdır. Genel anestezi ile yapılan ameliyatlardan sonra uyanan hasta ne kadar ağrı hissediyor ise lokal anestezi ile yapılan ameliyatlardan sonra da uyuşturucu ilacın etkisi geçince ağrı hissedilebilir. Ancak lokal anestezinin etkisi yavaş yavaş geçtiği için ağrı da yavaş yavaş ortaya çıkar ve gerekirse ağrı kesiciler ile azaltılır veya ortadan kaldırılır. Lokal anestezinin en büyük avantajı genel anestezinin aksine uyanma sonrası görülen bulantı, kusma, boğaz ağrısı ve tam olarak kendine gelmedeki gecikmenin olmayışıdır. Lokal anestezi ile ameliyat edilen bir hasta ilave sakinleştirici verilmemiş ise hemen evine gönderilebilir. İlave sakinleştirici verilenler ise bunun uyku veren etkisi geçtiği andan itibaren (en fazla birkaç saat sürer) evlerine yürür durumda gidebilirler.

Lokal anestezi yan etkileri

Lokal anestezikle genel olarak çok güvenlidirler. Ancak her ilaç ve maddeye olduğu gibi bunlara da ciddi allerji gelişebilir. Kliniğimizde bütün ameliyatlar lokal anestezi ile bile olsa ameliyathanede yapıldığı için allerjik reaksiyonların tedavisi diğer ortamlara göre çok daha kolaydır. Ancak bazı uzun etkili lokal anestezik maddeler verildiği yerden yavaş yavaş kana karışarak ameliyattan saatler sonra bile yüksek doza bağlı sorunlar ortaya çıkartabilir. Bunu önlemek için kullanılan her maddenin maksimun dozunu çok iyi bilmek ve bunun üzerine çıkmamak gerekir.

Özet olarak lokal anestezi ile yapılan ameliyatlar nisbeten daha güvenlidirler. Deneyimli kişiler tarafından verildiğinde pek çok estetik ameliyat uyutulmaksızın lokal anestezi ile güvenle yapılabilir. İyi yapılan lokal anestezide kesinlikle ağrı duyulmaz ve ameliyat sonrası herhangi bir sıkıntı şekilmez.

 

Yanık İzi Tedavisi

Eski Yanık İzleri Nasıl Tedavi Edilir?

Yanık izlerinin azaltılması veya silinmesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi’in en yoğun ilgilendiği konulardandır.

Yanık izi nasıl geçer

Yanık hastalarının iyileşme sonrası en çok sordukları soruların başında yanık izinin nasıl silineceği gelmektedir. Özellikle yüzdeki yanık izleri gizlenemediği için çok ciddi psikolojik ve bazan fonksiyonel sorunlar yaratabilmektedirler. Yanık izi estetiği için başvuran hastalara yanıt vermeden önce yanık ve izlerinin kaç çeşit olduğunu anlatmakta yarar vardır.

Yanık hakkında genel bilgiler.

Yanıklar özellikle az gelişmiş toplumlarda çok önemli bir yaralanma nedenidir. Özellikle de çocukları daha çok etkiler. Bunun nedenleri bahçede ve açıkta yakılan ateşler, çocukların sıcak yemek veya su tencerelerini üzerlerine devirmeleri, soba veya diğer ısıtıcala dokunmaları veya üzerlerine düşmeleri gibi pek çok neden sayabiliriz.

Geniş yanıklarda hayati tehlike mevcuttur. Ancak genellikle geniş yanıklar ayni zamanda derin olduklarından hastaların hayatları kurtarıldıktan sonra oluşan ciddi sekellere bağlı sorunlar hayat boyu devam eder.

Halk arasında yanıklarla ilgili yanlış pek çok inanış vardır. Bunlardan en önemlisi iyi tedavi edildiği takdirde yanıkların iz bırakmadan iyileşeceği inancıdır. Yalnızca yüzeyel yanıklar (örneğin güneş yanıkları ve kaynar olmayan orta sıcaklıktaki su yanıkları) iz bırakmadan iyileşirler. Bunun dışındaki bütün ağır yanıklar istisnasız olarak iz bırakarak iyileşirler. Yanık ne kadar derin ise iyileşmesi o kadar uzun sürer ve bir yanık ne kadar geç iyileşirse o kadar fazla iz bırakır. Hatta bazı yanıkların kendiliğinden iyileşmesi mümkün olmadığından ameliyatla deri yaması konularak kapatılmaları gerekir.

Yanık yaraları birkaç şekilde iyileşir:

Kalın, kırmızı, deriden kabarık ve kaşıntılı izler.

Tıp dilinde bunlara hipertrofik skar adı verilir.

 

Deride ve eklemlerde çekinti yapan bant şeklindeki yanık izleri.

Tıp dilinde bunlara kontraktür adı verilir. Eklemleri çekerek parmaklarda, dirsek ön kısmında, diz arkasında, el ve ayak bileklerinde, kasıkta, boyunda kasılmalara yol açar ve hareketleri kısıtlarlar. Meme, dudak, gözkapağı ve alında çekmeye bağlı görüntü bozuklukları yaparlar.

Çekinti yapmayan, kabarık olmayan ama renk ve görüntü olarak deriden farklı olduğu anlaşılan yanık lekeleri.

Bunlarda normal derinin kalınlığı ve görüntüsü kaybolmuştur. Renk daha koyu veya beyaz olabilir.

Yanık izleri özellikle çocuklarda yaş ilerledikçe giderek ciddiyeti artan psikolojik ve bedensel sorunlar yaratır. Erişkinlerde de ayni psikolojik ve fonksiyonel problemler gözlenir.

Yanık izi tedavisi

Yanık sekeli tedavisi neden olduğu sorunlara göre farklılık gösterir.

Çekinti yapan izler

Yanığa bağlı kasılmalar parmaklarda, dirsekte, dizde ve boyunda hareket kısıtlaması yapabilir. Gözkapaklarının veya dudakların kapanmasına engel olabilir. Bu nedenle kontraktür dediğimiz kasılmaların düzeltilmesi estetikten ziyade normal vücut işlevleri için gereklidir. Bunlar kesilerek açılır ve kasılan bölge genişleyerek ortaya bir yara çıkar. Bu yara genellikle kişiden alınan deri yaması ile örtülerek kapatılır. Yama konulan yerde bir iz kalsa da işlevlerin geri gönmesi adına buna katlanmak gerekir.

Kalın, kabarık kaşıntılı ve ağrılı izler

Hipertrofik skar dediğimiz bu şekildeki yanık izleri görüntü olarak çok rahatsız edicidirler. Üzerlerine basıldığında ağrı yapabilirler ve kaşıntı nedeni ile üzerleri yara olabilir. Bunların tedavisinde sırası ile şunları uyguluyoruz:

  • Yanık tedavisinde fraksiyonel lazer. Özellikle Fraxel Dual lazer ile yapılan birkaç seans tedaviden sonra izlerin kabarıklık ve kırmızılıklarında belirgin azalma olmakta ve yumuşamaktadırlar.
  • Kortizon enjeksiyonu ve kremleri. Triamsinolon denilen güçlü bir kortizon kabarık bölgelerin içine enjekte edildiğinde erime sağlamaktadır. Ancak bu erime kişiden kişiye değişiklik gösterdiğinden enjeksiyonların iki üç hafta ara ile tekrarlanması gerekebilmektedir. Ayrıca kortizonlu kremlerin günde en az üç kere izlerin üzerine sürülerek masajla içeri emdirilmesi de yarar sağlamaktadır.
  • Silikon plaka ve silikon merhemler. Lastik kıvamındaki silikon kalın iz üzerine yerleştirildiğinde zamanla izde azalma olmaktadır. Ayni şekilde içinde silikon içeren krem ve merhemler de günde iki üç kez izlere sürüldüğünde azalmalarını sağlamaktadırlar.
  • Bası tedavisi. Mekanik baskı izlerin kabarıklığını azaltmaktadır. Baskı elastik bandajlar ile belli bir gölgeye yapılabildiği gibi elastik elbiseler ile bütün vücuda da uygulanabilir. Baskının derecesi hastanın uzun süre tahammül edebileceği en fazla derecede olmalıdır. Hafif baskı fazla etkili olamamaktadır.
  • Çeşitli merhemler. Hastalar izlerin giderilmesi için yanık kremlerine çok güvenmektedirler. İçlerinde bitki özlerinden elde edilen maddeler içeren çok sayıda iz azaltıcı merhem piyasada bulunmakla birlikte etki dereceleri tartışmalıdır. Yanık kremi olarak Türkiye ve dünyada en sık kullanılanlardan bir Contactubex isimli olanıdır.
  • İz içine kişinin kendi yağının enjekte edilmesi. Yağ enjeksiyonlarının yararları gün geçtikçe daha fazla anlaşılmaktadır. Kişinin kendisinden alınan yağ özel işlemlerden geçirilerek kök hücreler ve büyüme faktörleri ile zenginleştirilmekte ve bu şekilde verildikleri yerde onarıcı etki yapmaktadırlar.

Bu tedaviler çeşitli şekillerde birbiri ile kombine edilirler. Uygulama tedaviyi yapan hekimin deneyimine göre değişiklik gösterebilir.

Deri ile ayni düzeyde olan yumuşak yanık lekeleri.

Burada esas sorun deri rengi ve yapısının normal deriden farklı olmasıdır. Önemli bir oranda renk daha koyudur ve deri kırışıklık gösterir. Hastalar bunlara yanık lekesi adını da verirler. Ama bazı yanıklarda renk beyazdır ve deri cam gibi parlak görüntüdedir. Deri genellikle normale göre belirgin olarak incelmiştir. Tedavisinde:

  • Fraksiyonel lazer uygulamaları (Fraxel Dual)
  • Yağ enjeksiyonları.
  • Zımparalama ve çok ince deri yaması uygulaması.

Koyu rengin giderilmesi için fraxel ile birkaç seans tedavi yapılması gerekir. İncelmiş ve buruşuk derinin mutlaka yağ enjeksiyonları ile kalınlaştırılıp canlandırılması lazımdır. Genellikle fraxel ve yağ enjeksiyonları birlikte yapılır. Fraxel’in 3-4 hafta ara ile yağ enjeksiyonlarının da 3-4 ay ara ile yapılması uygundur. Eğer deride beyazlık var ise biz buna pigment yokluğu diyoruz. Bu durumda derinin epidermis denilen en üst tabakasını zımpara ile sıyırıp üzerine kişinin kendisinden alınan soğan zarı kadar ince bir deri yaması koyuyoruz. Bu ince yama deriye rengini vererek beyazlığı giderebilmektedir.

Özet

Yanık yaralarının izlerini kaybetmek özellikle geniş bölgelerde çok zordur. Ancak günümüzdeki lazer teknolojileri, yağ enjeksiyonları ve çok ince yamalar ile cilalama teknikleri bu alanda önemli ilerler sağlamamızı kolaylaştırmıştır.

Önemli Bir Burun Bozukluğu: Dudak Yarığı Burnu

Cleft Lip Nose (CLN)

Dudak yarığı nasıl bir bozukluktur?

Dudak yarığı (bilimsel adı ile cleft lip) her toplumda belli sıklıkta görülen bir doğuştan bozukluktur. Günümüzde dudak yarıkları başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Ancak birçok doğuştan bozuklukta görüldüğü gibi dudak yarığı da yalnız üst dudağı ilgilendirmez. Ayni zamanda üst dişleri ve burun ucunu da ilgilendirir. Başlangıçta burundaki bozukluklar tam olarak farkedilemeyebilir. Bunun en önemli nedeni burun gelişmesinin adolesandan sonra 16-18 yaşlarında tamamlanmasıdır. Bu yüzden başlangıçta yani onarım yapıldıktan sonra mükemmel gibi görünen bir üst dudak ve burun çocuk büyüdükçe farklı bir şekle dönüşerek uygun olmayan bir görüntü oluşturabilir.

Yukarıdaki resimlerde üst dudak sağ tarafında mevcut dudak yarığı izlenmektedir. Onarım sonrası burunda belirgin bir şekil bozukluğu mevcut değildir.

Dudak yarığı burnu (CLN) nasıl bir bozukluktur?

Bu yazıda dudak yarıkları ve onların tedavisinden bahsetmeyeceğiz. Ama hemen hemen her dudak yarıklı çocuk erişkin yaşa geldiğinde dudak tedavileri zamanında yapılmış olsa bile çok ciddi bir burun sorunu ile karşılaşır. Bunun nedeni üst dudak, üst dişlerin ortadaki kısmı ve burun kıkırdağının dişlere yakın kısımlarının döllenmiş yumurtanın ileri dönemlerinde ortaya çıkan birbirine yakın bölgelerden gelişmesidir. Üst dudak ve burun 3 ayrı tabakanın birbirine yapışması ile oluşur. Ortada üst kesici dişler ile dudağın tam orta kısmı yanlarda ise köpek dişleri ve daha sonraki dişler ile üst dudağın yan kısımları bulunur. Yapışma bozukluğunun sağda veya solda olmasına bağlı olarak burnun sağ veya sol yarımında burun deliği ve kanatları civarında tipik bir görüntü ortaya çıkar. Bütün dudak yarıklılarda ayni görüntü ortaya çıktığı için buna “Dudak Yarığı Burnu” veya tıbbi adı ile CLN (cleft lip nose) adı verilir. Bu daha çok estetik bir sorun yaratır ama yüzün tam ortasında ve saklanamaz durumda olduğu için ciddi psikolojik problemlere yol açabilir. Dudak yarığı burnunda yarık tedavisi yapılan tarafta burun deliği daha yayvan ve geniştir. Burun deliğinin üst kısmındaki deri diğer tarafa göre daha aşağıdadır ve bu taraftaki kıkırdak hem daha aşağıda yerleşmiştir hem de kıvrımı yetersizdir. Yarık taraftaki burun deliği normal tarafa göre daha basık görünür.

Yukarıdaki resimde bebekken sağ dudak yarığı onarılmış bir erişkini görmektesiniz. Burundaki belirgin dudak yarığı burnu (CLN) deformitesini izlemektesiniz.

CLN (dudak yarığı burnu) tedavisi nasıl yapılır?

Sıradan bir burun estetiği ameliyatında genellikle burun yapıları normal yerlerindedir ancak şekil istenildiği gibi değildir. Bu nedenle traşlamalar veya küçük değişiklikler ile iyi bir sonuç elde edilebilir. Buna karşılık dudak yarığı burnu düzeltilmesi için iki tarafta bulunan farklı şekildeki ve yerleşimdeki kıkırdakların birbirine eşit konum ve şekle getirilmesi ayrıca burun ucu derisindeki fazlalığın da giderilmesi gerekir. Bu işlem estetik bir burun ameliyatından çok rekonstrüktif yani yeniden oluşturma ameliyatıdır. Bu bozukluğun düzeltilmesi için rekonstrüktif cerrahinin prensiplerinin çok iyi bilinmesi ve usta kişilerin yanında kazanılmış bir deneyim gerekmektedir.

CLN tedavisinin yaşı

Dudak yarığı onarımı yapılır iken burun yapılarına da bazı müdahalelerde bulunularak ileride dudak yarığı burnu deformitesinin çıkmasının engellenmesi için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Buradaki zorluk kıkırdak yapıların gelişmesinin daha ileri yaşlarda ortaya çıkmasıdır. Bu gelişme ortaya çıkmadan nasıl bir bozukluk olacağı bilinemez ancak tahmin edilebilir. Tahmine dayalı olarak yapılacak bir düzeltme ileride istenilen sonucu vermeyebilir. Kimi cerrahlar çocuk 6-8 yaşlarında iken bir düzeltme ameliyatı yapılmasını önerirler. Ancak bu yaşlarda yapılan ameliyat ne kadar iyi bir düzelme sağlarsa sağlasın ileri yaşlarda büyüme ile birlikte yeniden görüntü bozuklukları oluşabilmektedir. Bu nedenle pek çok cerrah CLN (cleft lip nose – yarık dudak burnu) onarımını büyüme tamamlandıktan sonra yapmayı tercih etmektedir. Ayrıca gelişme tamamlandıktan sonra eğer gerek var ise (ki genellikle vardır) CLN ile birlikte burun estetiği ameliyatı da ayni anda yapılabilir.

Dudak yarığı burnu tedavisi hangi bölüm tarafından yapılır?

Dudak yarıklı kişilerin toplumda huzurlu bir yaşama kavuşmaları için yalnız üst dudaklarındaki yarığın kapatılması yetmez. Dişler çıkmaya başladığı andan itibaren bunların düzgün gelişmelerinin sağlanması, çene kemiklerindeki düzensizliklerin giderilmesi gerekir. Bu işlem diş hekimliğinin bir dalı olan ortodonti bölümünce yapılır ve yıllarca sürer. Erişkin yaşa gelen hastaların da düzeltici bir burun ameliyatı olmaları estetik açıdan kaçınılmazdır. Normal burun estetiğinden daha zor olan ve daha fazla ustalık isteyen dudak yarığı burnu ameliyatı yalnızca diplomalı ve deneyimli “Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi” uzmanları tarafından yapıldığında başarılı sonuçlar alınır.