Plastik Cerrahi’nin Bir Çınarı Daha Kayboldu: Dr. Melvin Spira

Dr. Melvin Spira ile 1991 yazında tanıştım. Yanında çalışabilmek için yaklaşık bir yıldır yazışıyordum. Sonunda hocam Prof. Dr. Onur Erol’un tavsiye yazısı sonucu isteğim kabul oldu. Eşim ve 3 çocuğumla birlikte önce New York daha sonra da Houston havaalanına iniş yaptık. Şanslı idik çünkü orada yaşayan can dostum Prof. Dr. Gürhan Özcan bize bir ev tutmuş ve havaalanına bizi karşılamaya gelmişti. Houston, Texas Eyaletinin en büyük kenti idi ve tıp alanında iyi tanınan Texas Medical Center ile ünlü idi. Ertesi gün Dr. Spira ile karşılaştığımda çok heyecanlı idim. Kısa boylu, güler yüzlü bir kişi idi. Daha önce de Türk doktorlar ile çalıştığı için Türkleri seviyordu. Beni çok sıcak karşıladı. Çalışma yerimiz esas olarak Baylor College of Medicine isimli bir tıp fakültesi idi. Ama ameliyatlar Methodist hastanesinde yapılıyordu.

Carlsbad Neighbor Posts | Carlsbad, CA Patch

Dr. Spira Tıp Fakültesinde Plastik Cerrahi Profesörü ve öğretim üyesi olarak çalışıyordu. Plastik Cerrahi bölümünün başkanı idi. Kendisini tamamen bilime vermişti. Onun yanında microcerrahiyi öğrendim ve plastik cerrahinin ana ilkelerini çok daha iyi pekiştirdim. Sayesinde Amerikanın en prestijli kongrelerinde sunumlar yaptım ve birinci isim uluslararası yayınlarım oldu. Birlikte çalıştığımız iki yıl içinde hem meslek ahlakında, hem hasta doktor ilişkilerinde hem de plastik cerrahi hastalarının tedavi prensiplerinde önemli kazanımlarım oldu. Yurda döndükten sonra da kendisi ile iletişimimi sürdürdüm. Akdeniz Üniversitesi’ndeki öğretim üyeliğim ve anabilim dalı başkanlığımda ondan öğrendiklerim sayesinde kliniğimin idaresi ve eğitim hizmetlerinde zorluk yaşamadım.

Dr. Spira kendisini bilime adamış bir insandı. Son derece alçak gönüllü idi. Parası olmayan dudak-damak yarıklı çocukların ameliyat ücretlerini kendisi karşılayarak ameliyat ederdi. Emekli olduktan sonra da fakirlerin ücretsiz ameliyat olmasını sağlayan hayır kuruluşlarında gönüllü olarak çalıştı ve 86 yaşına kadar ameliyatlara devam etti. Mükemmel bir aile hayatı vardı ancak çok sevdiği eşinin ölümünden sonra yavaş yavaş hayattan kopmaya başlamıştı. 8 Ekim 2020 tarihinde California’da 95 yaşında hayata veda ettiğini öğrendim.

Yaşadığı süre boyunca çok önemli hizmet ve başarılara imza attı. Genç nesillere örnek olmasını diliyorum. Işıklar içinde uyusun.

Cutis verticis gyrata

Cutis Verticis Gyrata (Kafa Derisinde Kıvrımlar)

CVG – Cutis Verticis Gyrata nedir?

CVG kafa derisinde beyindeki gibi kıvrıntıların ortaya çıkması ile kendini gösteren bir hastalıktır.

Saçlı deride CVG nin görüntüsü

CVG Görülme Yaşı

Genellikle ergenlikten sonra ve 30 yaşına kadar olan dönemde ortaya çıkar. Kadınlara göre erkeklerde daha sıktır.

CVG nin Tipleri

Çoğu zaman hiçbir neden olmadan kendiliğinden ortaya çıkar ve beraberinde kafa derisindeki kıvrımlar dışında hiçbir bulgu olmaz. Buna tıp dilinde “Primer Esansiyel CVG” adı verilir. Sebebi bilinmemektedir.

Nadir olarak zeka geriliği, beyin felci, epilepsi (sara), şizofreni, kafatası anomalileri (küçük kafa – mikrosefali), sağırlık, göz anomalileri (körlük, şaşılık, katarakt,retinitis pigmentosa) ile birlikte de görülebilir. Buna “Primer Nonesansiyel CVG” adı verilir. Ancak bu bozukluklar bir neden değil CVG ye eşlik eden bozukluklardır.

Buna karşılık bazı hastalıklar ve durumlar CVG ye yol açabilir. Bunları özetlersek:

  • Geçirilmiş kazalar
  • Çeşitli deri tümörleri
  • Kanserler
  • Şeker hastalığı
  • Beyin hastalıkları
  • Hormonal bozukluklar
  • Çeşitli ilaç tedavileri

Yukarıda sayılan durumlar nedeni ile ortaya çıkan CVG ye ise “Sekonder CVG” adı verilir.

CVG nin nedeni (etyolojisi)

“Sekonder CVG” yani ikincil CVG yukarıda sayılan durumlarda ortaya çıkabilir. “Primer CVG” yani birincil CVG ise hiçbir şeye bağlı olmadan görülür ve nedeni bilinmemektedir. Ailesel geçiş çok nadirdir.

Görülme Sıklığı

Genellikle nadir olan bu hastalık İtalya’da Sicilyalılarda nisbeten sıktır. Zeka geriliği olan ve akıl hastanelerinde yatanlarda daha sık görülebilir. Dünya genelinde her 100 bin erkekten birinde, buna karşılık her 10 milyon kadından birinde görülür.

Gidişatı (Prognozu)

CVG öldürücü veya tehlikeli bir hastalık değildir. Ancak ne kadar ilerleyeceği ve ne zaman duracağı önceden bilinemez.

Belirtileri

Cutis verticis gyrata nın tek belirtisi saçlı deride ortaya çıkan ondile vari kıvrıntılardır. Çoğu zaman hastalar bunu ancak saçlarını kısa kestirdiklerinde farkederler. Ancak kıvrıntılar çok derinleşir ise aradaki girintilerde ter ve yağ birikerek kötü koku veya iltihaplanmalara yol açabilir. Bu durumda ağrı ve akıntı olabilir.

Tedavisi

CVG nin nedeni bilinmediği için herhangi bir ilaç ile tedavisi de yoktur. İltihaplanma veya koku olursa saç temizliğine dikkat etmek gerekir. Eğer kıvrıntılar alına uzanmış ve/veya gözle görünecek kadar belirgin hale gelmiş ise estetik ve psikolojik sorunlar yaratabilir. Bu durumda biz plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahlar görüntüyü düzeltecek ameliyatlar yapmaktayız. Bu ameliyatlar görüntünün yeri ve şekline göre değişir. Ancak hastalığın ilerleme döneminde ameliyat yapılacak olursa yeni bölgelerde hastalık tekrar ortaya çıkabilir. Yani ameliyatlar koruyucu veya tedavi edici değil yalnızca görüntüyü düzelticidir. Bu nedenle hastalığın ilerlemesi durduktan sonra ameliyat yapılmasında yarar vardır. Ancak hastalığın çok yavaş ilerlediği durumlarda ne zaman durduğunu saptamak zor olabilir.

Üstadlar Kongresi

6 Nisan 2019 Cumartesi günü İstanbul’da ilginç bir kongre gerçekleşti. Adı “Üstadlar Kongresi” idi. Kongre Estetik Plastik Cerrahi Derneği (EPCD) tarafından düzenlendi. İlk kez yapılan bu kongreye Türkiye’de “Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi” anabilim dalının kuruluşu, tanıtımı ve gelişiminde katkıda bulunan en kıdemli hekimler davet edildi. Diğer bir deyişle bugünkü estetik cerrahinin ataları diyebileceğimiz bu hocalar yaptıkları konuşmalarda çalıştıkları kurumlarda başlangıçta karşılaştıkları güçlükleri, kısıtlı olanaklara rağmen gösterdikleri gayretleri ve daha önce kimsenin adını bile anlamadığı bir cerrahi anabilim dalını nasıl saygın bir hale getirdiklerini anlattılar.

En Kıdemli Üstadlar

En kıdemlisi 90 yaşında olan üstadlar günümüzde “hocaların hocası” olarak anılmaktadırlar. Çünkü yetiştirdikleri asistanlarının yetiştirdiği plastik cerrahlar şu anda Türkiye ve yurt dışında bu anabilim dalının başarılı lokomotifleri olarak görev yapmakta ve yeni plastik cerrahlar yetiştirmektedirler.

Prof. Dr. Cemal Şenyuva (Estetik Plastik Cerrahi Derneği Başkanı)

Açılış konuşmasını Estetik Plastik Cerrahi Derneği’nin genç başkanı Prof. Dr. Cemal Şenyuvanın yaptığı ilk oturumda ilk söz Prof. Dr. Güler Gürsu’ya verildi.

Prof. Dr. Güler Gürsu

Eğitimini ABD de tamamladıktan sonra 1967 yılında Hacettepe Tıp Fakültesi’ne gelen Prof. Güler Gürsu burada bağımsız bir Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi kliniği kurmuş ve bugüne kadar yetiştirdiği uzmanlar ile Türkiye ve uluslararası alanda büyük hizmetler vermiştir. Ben (Prof. Dr. Ege Özgentaş) de Güler Hoca’nın ilk asistanları arasında olmaktan ve onun eğitimini almış olmaktan büyük gurur duyuyorum.

Prof. Dr. Ali Nihat Ülgen

Daha sonra söz alan Prof. Dr. Ali Nihat Ülgen İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Plastik Cerrahi anabilim dalının kuruluş ve ilerlemesindeki önemli başlıklardan bahsetti.

Op. Dr. Atilla Oymak

Op. Dr. Atilla Oymak eğitimini Fransa’da tamamladıktan sonra İstanbul Pastör Hastanesinde serbest hekim olarak çalışmaya başladığını ancak zamanla yanında toplanan ekibin nasıl Türkiye’nin ilk mikrocerrahi topluluğunu oluşturduğunu anlattı.

Prof. Dr. Bedrettin Görgün

Son sözü alan Prof. Dr. Bedrettin Görgün İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi anabilim dalı kuruluş sürecini anlattı.

Prof. Dr. Namık Baran’ın Oğlu ve Torunu

Birinci bölüm sonrasında konuşmacılara plaketler verilirken rahatsızlığı nedeni ile katılamayan Prof. Dr. Namık Baran da anıldı ve plaketi oğlu ile torununa verildi.

Prof. Dr. İbrahim Yıldırım

İkinci oturumda ilk konuşmayı İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden emekli Prof. Dr. İbrahim Yıldırım yaptı. Eğitimini İngiltere’de tamamladıktan sonra çalıştığı tek kuruluş olan Cerrahpaşa’daki anılarını ve katkılarını tazeledi.

Prof. Dr. Onur Erol

Sonraki konuşmacı Prof. Dr. Onur Erol asistanlık yaptığı, Hacettepe Tıp Fakültesi, daha sonra bulunduğu Baylor College of Medisine Houston Texas ve halen devam ettiği serbest hekimlikteki deneyimlerinden bahsetti. Hacettepe Tıp Fakültesinde benim de hocalığımı yapmış olan Prof. Erol ödül alan çeşitli araştırmaları ve mesleğimize olan geniş katkıları ile uluslararası alanda da çok iyi tanınmaktadır ve halen aktif olarak çalışmaktadır.

Prof. Dr. Fethi Orak

Daha sonra söz alan Prof. Dr. Fethi Orak Güney Afrika’da başladığı Plastik Cerrahi eğitimine İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde devam ettiğini ve bu kurumdan emekli olduğunu belirterek özellikle meme cerrahisi üzerindeki deneyimlerini paylaştı.

Prof. Dr. Ayhan Numanoğlu

Bu oturumun son konuşmacısı Prof. Dr. Ayhan Numanoğlu Plastik Cerrahi Eğitimini Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Kliniğini nasıl kurduğunu ve buradan emekli olana kadar yaptığı çalışmaları anlattı.

Prof. Dr. Erdem Yormuk

Üçüncü oturum Prof. Dr. Erdem Yormuk’un konuşması ile başladı. Prof. Yormuk eğitim gördüğü Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve İsveç’teki çalışmalarını anlattı ve daha sonra emekli olana kadar çalıştığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde kurduğu Plastik Cerrahi Kliniğinin faaliyetlerinden bahsetti.

Prof. Dr. Lütfü Baş

Sonraki konuşmacı Prof. Dr. Lütfü Baş eğitimini Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinden sonra İstanbul Şişli Etfal Eğitim Hastanesinde Plastik Cerrahi Servisi Şefi ve daha sonra hastane başhekimi olarak sürdürdüğü çalışmalarını paylaştı.

Op. Dr. Oya Bayrı

Üçüncü konuşmacı Op. Dr. Oya Bayrı hem plastik cerrah hem de mikrocerrahi uzmanı olarak İstanbul Fransız Pastör Hastanesinde yaptığı kopmuş ve el ve kol parçalarının yerine dikilmesi (replantasyon) ameliyatlarını paylaştı. Henüz üniversite hastanelerinde bu tedavilerin nadiren yapılabildiği yıllarda gösterdiği başarılı çalışmalar takdir ile izlendi.

Prof. Dr. Muzaffer Altındaş

Son konuşmacı Prof. Dr. Muzaffer Altındaş hem eğitim aldığı Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde hem de serbest muayenehane yaşamında özellikle diyabet hastalarının ayaklarında çıkan iyileşmeyen yaraların tedavisi ile ilgili deneyimlerini paylaştı.

Dördüncü oturumda tekrar söz alan Prof. Dr. Ali Nihat Ülgen Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Plastik Cerrahi Anabilim Dalı kuruluşu sırasındaki gelişmeleri paylaştı.

Prof. Dr. Ali Barutçu

İkinci konuşmacı Prof. Dr. Ali Barutçu Hacettepe Tıp Fakültesindeki eğitimini tamamladıktan sonra Sivas Üniversitesi Tıp Fakültesinde kurduğu Plastik Cerrahi Anabilim Dalı ve daha sonra İzmir 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde kurduğu Plastik Cerrahi Anabilim Dalındaki deneyimlerini paylaştı.

Prof. Dr. Ege Özgentaş

Son konuşmacı Prof. Dr. Ege Özgentaş (ben) Hacettepe Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Anabilim Dalından mezun olduktan sonra Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Yanık Merkezi ve Ankara Dışkapı SSK hastanesi Plastik Cerrahi Servisindeki çalışmalarını anlattı. İstanbul Okmeydanı SSK hastanesinde Plastik Cerrahi Birimi açmasını, İstanbul Şişli Etfal Hastanesinde Plastik Cerrahi Şef Muavini olarak çalışmasını ve daha sonra Amerika Houston Texas Metodist hastanesi ve Baylor College of Medicine daki çalışmalarını anlattı. Antalya da Akdeniz üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi servisini nasıl kurduğunu ve daha sonraki emeklilik hayatındaki deneyimlerini anlattı.

Prof. Dr. Abdullah Keçik

Son oturumadaki ilk konuşmacı Prof. Dr. Abdullah Keçik idi. Eğitim aldığı Hacettepe Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi bölümünden sonra Fransa’daki el cerrahisi eğitiminden bahsetti. Kendisinin de Anabilim Dalı Başkanlığı yaptığı ve emekli olana kadar hizmet verdği Hacettepe Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi anabilim dalındaki çalışmalarından bahsetti.

Doç. Dr. Harun Özkan

İkinci konuşmacı Doçent Dr. Harun Özkan Gülhane Askeri Tıp Akademisi Plastik Cerrahi Servisinde ihtisasını tamamladıktan sonra Kıbrıs Barış Harekatında yaptığı hizmetlerden ve bir süre eğitim gördüğü Japonya anılarından söz etti.

Prof. Dr. Metin Erer

Üçüncü konuşmacı Prof. Dr. Metin Erer eğitim gördüğü İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Kliniğinde kurduğu “El Cerrahisi” bölümünün faaliyetlerini anlattı.

Prof. Dr. Cemal Aytemiz

Son konuşmacı Prof. Dr. Cemal Aytemiz ise eğitimini tamamladığı Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinde Anabilim Dalı Başkanı olarak gerçekleştirdiği çalışmalardan ve emeklilik sonrası sosyal ve kültürel faaliyetlerinden bahsetti.

Üstat plastik cerrahların deneyimlerini anlattıkları bu ilk kongrenin başarısı uzun süre konuşulacak gibi görünüyor.

ONEP Tıp Merkezi’nin Acı Kaybı

Türkiye’nin plastik ve estetik cerrahi alanında ayaktan hizmet veren ilk  dal merkezi olan ONEP Estetik Kliniği Prof. Dr. Onur Erol, Uzm. Dr. Sevinç Erol ve arkadaşları tarafından kurulmuştu. Daha sonra “Özel Onep Tıp Merkezi” adı altında çalışmalarını sürdüren kuruluşun başhekimi olan sayın Dr. Sevinç Erol 13 Temmuz 2018 Cuma günü İstanbul’da toprağa verildi.

Uzm. Dr. Sevinç Erol Kimdir?

Dünyaca ünlü Estetik Plastik Cerrahi Profesörü Onur Erol’un eşi olan Dr. Sevinç Erol Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (Pediatri) uzmanı idi. 1985 yılından beri İstanbul’da eşi ile bilikte çalıştıkları kliniğin başhekimliğini sürdürmekte idi. Plastik Rekontrüktif ve Estetik Cerrahi dudak-damak yarıkları başta olmak üzere çocuklarda doğuştan görünen bozuklukların ve sonradan olan deformitelerin düzeltilmesinden sorumlu olduğu için çocuk hastaları da tedavi eden bir branştır. Dr. Sevinç Erol bu çocukların ameliyat öncesi hazırlıkları ve ameliyat sonrası bakımlarında önemli rol oynamakta idi.

ONEP kliniğinin başarılı olmasında Dr. Sevinç Erol’un titiz yönetim anlayışı, çalışanlar ile olan sıcak ve destekleyici ilişkileri ve hastalarla kurduğu mükemmel iletişim çok önemli bir rol oynamıştır.

Akıcı İngilizcesi ve zerafeti ile katıldığı tüm uluslar arası kongrelerde Türkiye ve Türk Kadını imajının üst düzeylere taşınmasına önemli katkı sağlamıştır.

Çok iyi bir eş, mükemmel bir anne, torunları için bulunmaz bir rol modeli olan Dr. Sevinç Erol klinik çalışanları için hem patron, hem abla, hem de güvenilir bir arkadaş idi.

İki buçuk yıl önce yakalandığı pankreas kanseri ile son nefesine kadar mücadele etti ama maalesef yenik düştü.

Yerinin doldurulamayacağını biliyoruz.

Işıklar içinde uyu sevgili Sevinç Abla

 

Kongrede Broadway ve Bale Gösterisi

Bilimsel kongreleri takip etmek zordur. Teknik ayrıntıların ve istatistiklerin paylaşıldığı sıkıcı ve yorucu seanslar birbirini izler. İşte bu yorgunluğu gidermek ve kongreye renk katmak için sosyal programlar düzenlenir. Amerikan Estetik Cerrahi Kongresi’nde New York’a yakışır biçinde Broadway ve New York Balesi gösterileri yapıldı.

Amerikan Estetik Cerrahi Kongresi New York’ta yapıldı.

Amerikan Estetik Cerrahi Birliği kongrelerini hiç kaçırmam. Bu yıl New York Javids Kongre Merkezinde yapıldı. Salon her bakımdan muhteşem. Ayni anda çok sayıda ve farklı kongrelerin yapılmasına müsait.

Estetikte Sanatın Önemi

Güzellik görecelidir. Ama sanat her zaman ve herkes için güzelliği temsil eder çünkü güzelliği estetiğe dönüştürür.

Plastik Sanatlar ve Estetik Cerrahi

Güzelliğin tanımı yoktur çünkü soyut bir kavramdır. Ama güzelin en başarılı görüntüsünü plastik sanatlar özellikle de heykeller verir. Çünkü 3 boyutlu görselliğe sahiptirler. İnsan vücudunun da nasıl estetik bir yapıda olabileceğini gene en iyi heykeller gösterir. Biz estetik plastik cerrahların heykeltıraşlardan öğreneceğimiz çok şeyler vardır.

Sosyal Medyada Estetik Cerrahi Tanıtımı

Sağlık insan ve toplum hayatında çok önemli bir yer tutar. Bütün devletler bireylerini sağlıklı tutabilmek için çaba harcarlar. Hemen hemen dünyanın bütün ülkelerinde acil olayların tedavisi ücretsizdir. Çünkü yaşama hakkı parası olsun olmasın her birey için ayni ölçüde geçerlidir. Bu gerçek gözönüne alındığında sağlık hizmetlerini ticari bir olay olarak görmemek gerekir. Zaten bir çok ülkede devlet tarafından halka ücretsiz sağlık hizmeti verilmektedir.

Sağlık hizmetleri son derece masraflıdır. Zengin ülkeler bile bu hizmeti verirken zorlanmakta ve bazı kısıtlamalar getirmek zorunda kalmaktadırlar. Bu kısıtlamaların başında “estetik” işlemler gelmektedir. Genel olarak estetik ameliyatların sağlık için gerekli olmayan işlemler olduğu ve ücretlerinin devlet tarafından ödenmemesi gerektiği fikri kabul görmektedir.

Güzellik kavramı sağlık kavramından farklı algılandığı için bu konu ile devletlerden çok ticari kuruluşlar ilgilenmiştir. Günümüzde estetik ve güzellik (yanlış da olsa) ayni kavramlar olarak algılanmaktadır. Bunun sonucu olarak da estetik ameliyatlar genel olarak sağlık hizmeti olarak değil de bir güzelleştirme hizmeti olarak değerlendirilmektedir. Güzelleştirme hizmetleri ticari bir kavramdır ve bu konudaki yatırımlar hızla artmaktadır.

Son 30 yıl öncesine kadar tıp doktorları arasında “estetik uzmanı” denilen bir kavram mevcut değildi. Bu konu ile “Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi” uzmanları ilgilenirdi. Ancak günümüzde insanları hedef alan “estetik” denilen bir kavram oluşmuştur. Doktor olmayanlar kendilerini “estetikçi” olarak, doktor olanlar kendilerini “estetik uzmanı” olarak, cerrah olanlar ise kendilerini “estetik cerrah” olarak tanımlamaya başlamışlardır. Bu kavramların geçerliliği ayrı bir tartışma konusudur ve sitemizde ilgili yerlerde bahsedilmişlerdir. (1)

Estetiğin sağlığı ilgilendirmediği anlayışı bu hizmetleri tamamen ticari hale getirmiştir. Ticaretin en önemli kuralı ürünlerin tanıtımı yani reklamdır. Her türlü kozmetik ürün reklamlarına hepimiz alışığız.  Ancak Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında göre tıp alanında doktorlar için reklam kesinlikle yasaktır.

Tıbbi merkezler olmayan estetik ve güzellik merkezleri serbestçe reklamlarını yaparken doktorlar kendi tanıtımlarını yapmak için çağa uymak zorunda kalmışlardır. En yaygın tanıtım ve reklam aracı olan sosyal medya artık doktorların da gözdesi olmuştur.

Ticari açıdan bakarsak bir müşterinin alacağı mal ve hizmeti önceden incelemek istemesi normaldir. Bunu sağlamak için de ticaret erbabı mağazalarında veya medyada ürünlerinin tanıtımını yaparlar.

Estetik ameliyatlarda durum farklı. Estetik plastik cerrahi uzmanları ihtisas yapmış hekimlerdir ve kendilerine ameliyat için başvuranlar da “hasta” konumundadırlar. Bu hekimler ne kadar başarılı ameliyatlar yaptıklarını ilan edemezler çünkü bu kanunen yasaktır. Ayrıca yaptıkları ameliyatların sonuçlarını da ilan edemezler çünkü bu hasta haklarına ve kişisel yaşamın gizliliği kuralına aykırıdır.

Ticari açıdan bakarsak müşteri durumunda olan estetik hastalarının (veya adaylarının) alacakları mal veya hizmetin nasıl bir şey olduğunu (yani kendilerinde uygulanacak olan işlemin olası sonuçlarını) önceden incelemek istemeleri çok doğaldır. Bu hizmeti veren veya satan ticaret erbabının da (yani estetik plastik cerrahların) yeteneklerini göstermesi gerekmektedir. Doktorlara reklam yapma hakkı verilmemekle birlikte mesleki yönden tanıtım yapmalarına bir kısıtlama getirilmemiştir. Bir doktor kim olduğunu, nerede çalıştığını, hangi konular ile ilgilendiğini ilan edebilir. Çeşitli hastalıklar hakkında bilgilendirme yapabilir. Ancak hiçbir şekilde hastaları ile ilgili özel bilgiler veremez. Yani yaptığı ameliyatların sonuçlarını gösteren resimler yayınlayamaz. İşte burada bir sorun ortaya çıkmaktadır. Estetik cerrahi görselliğe dayanır. Tedavi öncesi ve sonrası resimler gösterilmediği zaman sonuçlar hakkında fikir yürütmek zordur.

Instagram, facebook ve internet web sayfaları reklam için çok uygun ortamlardır ve hekimler de günümüzde bu ortamı reklam yasaklarını delmek için sık olarak kullanmaktadırlar.  Örnek verirsek sosyal medya ortamında tanımadığiniz bir kişinin kendisini tedavi ettiğini öne sürdüğü doktoruna övgüler yağdırmasının önünde yasal bir engel yoktur. Bu kişinin övgülerini gerçekten mi yoksa bir menfaat karşılığı mı yaptığını ayırt etmek zordur. Ayrıca bazı web sayfalarında yasal olmamasına karşın çeşitli ameliyatların öncesi ve sonrası resimleri de gösterilmektedir. Burada önemli bir nokta da bu resimlerin orijinal resimler mi yoksa bilgisayar programları ile rötüşlenmiş resimler mi olduklarını ayırt edebilmektedir. Çünkü günümüz teknolojileri her türlü görüntü üzerinde çok başarılı değişiklikler yapabilmektedir. Buna bağlı olarak da elektronik ortamda hayali bazı sonuçları göstermek hiç zor olmamaktadır. (2)

Bütün bu anlatılanlar ışığında hastalarımıza önerilerimiz ameliyat olmak istedikleri doktor hakkında bilgi sahibi olmak isterken dikkatli olmalarıdır. Hekiminizin eğitimini, kendi alanındaki hizmet süresini, çalıştığı kurum veya kurumların prestijini araştırmakta yarar vardır. Ayrıca hekimin gerçekten tedavi ettiği hastalarının görüşleri de oldukça değerlidir. Hiç tanımadığınız bir hekime yalnızca sosyal medyada çok dikkat çekici paylaşımlarda bulunduğu için güvenmek doğru olmaz.

1) Estetikçi Ne Demektir?

2) Web sitelerinde öncesi ve sonrası resimler gösterilmeli mi?