Estetikte Sanatın Önemi

Güzellik görecelidir. Ama sanat her zaman ve herkes için güzelliği temsil eder çünkü güzelliği estetiğe dönüştürür.

Sosyal Medyada Estetik Cerrahi Tanıtımı

Sağlık insan ve toplum hayatında çok önemli bir yer tutar. Bütün devletler bireylerini sağlıklı tutabilmek için çaba harcarlar. Hemen hemen dünyanın bütün ülkelerinde acil olayların tedavisi ücretsizdir. Çünkü yaşama hakkı parası olsun olmasın her birey için ayni ölçüde geçerlidir. Bu gerçek gözönüne alındığında sağlık hizmetlerini ticari bir olay olarak görmemek gerekir. Zaten bir çok ülkede devlet tarafından halka ücretsiz sağlık hizmeti verilmektedir.

Sağlık hizmetleri son derece masraflıdır. Zengin ülkeler bile bu hizmeti verirken zorlanmakta ve bazı kısıtlamalar getirmek zorunda kalmaktadırlar. Bu kısıtlamaların başında “estetik” işlemler gelmektedir. Genel olarak estetik ameliyatların sağlık için gerekli olmayan işlemler olduğu ve ücretlerinin devlet tarafından ödenmemesi gerektiği fikri kabul görmektedir.

Güzellik kavramı sağlık kavramından farklı algılandığı için bu konu ile devletlerden çok ticari kuruluşlar ilgilenmiştir. Günümüzde estetik ve güzellik (yanlış da olsa) ayni kavramlar olarak algılanmaktadır. Bunun sonucu olarak da estetik ameliyatlar genel olarak sağlık hizmeti olarak değil de bir güzelleştirme hizmeti olarak değerlendirilmektedir. Güzelleştirme hizmetleri ticari bir kavramdır ve bu konudaki yatırımlar hızla artmaktadır.

Son 30 yıl öncesine kadar tıp doktorları arasında “estetik uzmanı” denilen bir kavram mevcut değildi. Bu konu ile “Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi” uzmanları ilgilenirdi. Ancak günümüzde insanları hedef alan “estetik” denilen bir kavram oluşmuştur. Doktor olmayanlar kendilerini “estetikçi” olarak, doktor olanlar kendilerini “estetik uzmanı” olarak, cerrah olanlar ise kendilerini “estetik cerrah” olarak tanımlamaya başlamışlardır. Bu kavramların geçerliliği ayrı bir tartışma konusudur ve sitemizde ilgili yerlerde bahsedilmişlerdir. (1)

Estetiğin sağlığı ilgilendirmediği anlayışı bu hizmetleri tamamen ticari hale getirmiştir. Ticaretin en önemli kuralı ürünlerin tanıtımı yani reklamdır. Her türlü kozmetik ürün reklamlarına hepimiz alışığız.  Ancak Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında göre tıp alanında doktorlar için reklam kesinlikle yasaktır.

Tıbbi merkezler olmayan estetik ve güzellik merkezleri serbestçe reklamlarını yaparken doktorlar kendi tanıtımlarını yapmak için çağa uymak zorunda kalmışlardır. En yaygın tanıtım ve reklam aracı olan sosyal medya artık doktorların da gözdesi olmuştur.

Ticari açıdan bakarsak bir müşterinin alacağı mal ve hizmeti önceden incelemek istemesi normaldir. Bunu sağlamak için de ticaret erbabı mağazalarında veya medyada ürünlerinin tanıtımını yaparlar.

Estetik ameliyatlarda durum farklı. Estetik plastik cerrahi uzmanları ihtisas yapmış hekimlerdir ve kendilerine ameliyat için başvuranlar da “hasta” konumundadırlar. Bu hekimler ne kadar başarılı ameliyatlar yaptıklarını ilan edemezler çünkü bu kanunen yasaktır. Ayrıca yaptıkları ameliyatların sonuçlarını da ilan edemezler çünkü bu hasta haklarına ve kişisel yaşamın gizliliği kuralına aykırıdır.

Ticari açıdan bakarsak müşteri durumunda olan estetik hastalarının (veya adaylarının) alacakları mal veya hizmetin nasıl bir şey olduğunu (yani kendilerinde uygulanacak olan işlemin olası sonuçlarını) önceden incelemek istemeleri çok doğaldır. Bu hizmeti veren veya satan ticaret erbabının da (yani estetik plastik cerrahların) yeteneklerini göstermesi gerekmektedir. Doktorlara reklam yapma hakkı verilmemekle birlikte mesleki yönden tanıtım yapmalarına bir kısıtlama getirilmemiştir. Bir doktor kim olduğunu, nerede çalıştığını, hangi konular ile ilgilendiğini ilan edebilir. Çeşitli hastalıklar hakkında bilgilendirme yapabilir. Ancak hiçbir şekilde hastaları ile ilgili özel bilgiler veremez. Yani yaptığı ameliyatların sonuçlarını gösteren resimler yayınlayamaz. İşte burada bir sorun ortaya çıkmaktadır. Estetik cerrahi görselliğe dayanır. Tedavi öncesi ve sonrası resimler gösterilmediği zaman sonuçlar hakkında fikir yürütmek zordur.

Instagram, facebook ve internet web sayfaları reklam için çok uygun ortamlardır ve hekimler de günümüzde bu ortamı reklam yasaklarını delmek için sık olarak kullanmaktadırlar.  Örnek verirsek sosyal medya ortamında tanımadığiniz bir kişinin kendisini tedavi ettiğini öne sürdüğü doktoruna övgüler yağdırmasının önünde yasal bir engel yoktur. Bu kişinin övgülerini gerçekten mi yoksa bir menfaat karşılığı mı yaptığını ayırt etmek zordur. Ayrıca bazı web sayfalarında yasal olmamasına karşın çeşitli ameliyatların öncesi ve sonrası resimleri de gösterilmektedir. Burada önemli bir nokta da bu resimlerin orijinal resimler mi yoksa bilgisayar programları ile rötüşlenmiş resimler mi olduklarını ayırt edebilmektedir. Çünkü günümüz teknolojileri her türlü görüntü üzerinde çok başarılı değişiklikler yapabilmektedir. Buna bağlı olarak da elektronik ortamda hayali bazı sonuçları göstermek hiç zor olmamaktadır. (2)

Bütün bu anlatılanlar ışığında hastalarımıza önerilerimiz ameliyat olmak istedikleri doktor hakkında bilgi sahibi olmak isterken dikkatli olmalarıdır. Hekiminizin eğitimini, kendi alanındaki hizmet süresini, çalıştığı kurum veya kurumların prestijini araştırmakta yarar vardır. Ayrıca hekimin gerçekten tedavi ettiği hastalarının görüşleri de oldukça değerlidir. Hiç tanımadığınız bir hekime yalnızca sosyal medyada çok dikkat çekici paylaşımlarda bulunduğu için güvenmek doğru olmaz.

1) Estetikçi Ne Demektir?

2) Web sitelerinde öncesi ve sonrası resimler gösterilmeli mi? 

Doktor hastasını dava eder mi?

Sağlık çok önemli bir konudur. Buna bağlı olarak da doktorluk mesleği hem çok kutsal hem de riskli bir meslektir. Ölümcül hastalıkları tedavi etmeye çalışan doktorlar ellerinden geleni yapsalar bile bazı hastalarının hayatını kurtaramayabilirler. Eğer hasta ve yakınları doktorlarının gerçekten gayret gösterdiğini gördüklerinde hastalarını kaybetseler bile genel olarak bunu anlayışla karşılarlar.

Estetik cerrahi çok farklı bir tıp dalıdır. Burada çoğu kez bir hastalık tedavi edilmemekte bunun yerine sağlıklı bir insan daha güzel bir görünüme kavuşturulmaya çalışılmaktadır. “Eskisinden daha iyi” tanımının sınırı yoktur. Bir burun görüntüsünü örnek alırsak ileri derecede kemerli bir burunda kemerin kaldırılması görüntüyü değiştirir. Ancak her kemersiz burun güzeldir diyemeyiz. Kemer gittikten sonra ortaya çıkan görüntü bazıları için eskisinden iyi ama mükemmel değil şeklinde yorumlanabilir. Mükemmelin tanımı ise yoktur ve her kültüre veya kişiye göre değişir.

Bütün bunları neden anlattık? İnternet artık bütün toplumların en önemli haber ve karar kaynağı. Pek çok kişi doktor ararken internette araştırma yapıyor. Bu konuda hastaların görüşlerini paylaştığı çeşitli siteler var. Özellikle estetik cerrahide bu konu daha da önem kazanıyor. Genellikle doktorların olumlu yönlerinin paylaşıldığı bu sitelerde bazan doktorlar hakkında olumsuz yorumlar da yapılıyor. İster olumlu ister olumsuz olsun bu yorumlar ne kadar doğru ve tarafsız bilmenin imkanı yok. Ancak bir gerçek var ki olumsuz yorumlar doktorun itibarını çok ciddi olarak zedelemektedir. Üstelik doktorların bu sitelerde çıkan yorumlara karşı savunma hakları da yoktur.

19 Eylül tarihinde “The Wall Street Journal” gazetesinde çıkan bir haber pek çok şeyi değiştirecek. Bir Amerika’lı doktor ünlü bir internet sitesinde kendisi hakkında küçültücü yazılar yazan bir hastasını mahkemeye vermiş. Davadan vazgeçmek için ise 1,250,000 dolar istiyormuş. Davacı doktora göre hastanın şikayetlerinin hepsi uydurma imiş ve sırf doktorunu lekelemek için bu yazıları yazmış.

Tüm Amerikan ve Dünya basını şimdi önümüzdeki aylarda görülecek olan bu davanın sonucunu merakla bekliyor.

Gerçekten kişilik hakları ister hasta ister doktor olsun herkes için saygı duyulması ve uyulması gereken haklardır ve hiçbir şekilde kişilerin bu haklarına dokunulmamalıdır.

Hastaların nasıl memnun olmadıkları tedavilerde doktorları mahkemeye verme hakları var ise doktorların da kendilerini itibarsızlaştırmaya çalışan hastaları mahkemeye verme hakları vardır.

Ancak girişte de belirtildiği gibi tıp konusu özel bir konudur. Hasta doktor ilişkilerinin her zaman dürüst, içten ve güvene dayalı olarak yürütülmesi esastır. Hem biz doktorlar hem de sevgili hastalarımızın bu prensibe göre hareket etmemiz esastır.

Estetik Üzerine Sohbet (Video)

Estetik, estetik cerrahi, estetik uzmanı, estetik cerrah, estetikçi vs. Bu kelimeleri defalarca tartıştık. Ancak hala bu kavramlar ile ilgili anlayış kargaşası devam etmektedir. Bu konu ile ilgili olarak Prof. Dr. Ege Özgentaş ve Psikolog Övgü Sarıçiçekli arasında 15 Haziran 2017 tarihinde Kanal 34 televizyonunda saat 18:00 de Başarı-Yorum programında canlı yayında bir söyleşi gerçekleşti. 45 dakika süren bu söyleşiyi izlemek ister iseniz aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz:

Dolgu Yüz Germe Yerine Geçer mi?

Yüzdeki kırışıklık ve deri altındaki bazı boşlukları düzeltmek için dolgu kullanılması fikri çok eskidir. Bu amaçla kullanılmak üzere FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Yönetimi) tarafından izin verilen ilk madde ZYDERM’dir. 1981 de piyasaya sürülen bu maddeyi 1985 te ZYPLAST ve 1988 de FIBREL isimli maddeler izlemiştir. Bu maddelerin hepsi kollajen içermektedir ve enjekte edilebilir bir yapıdadırlar. Ancak bu kollajen sığır derisinden üretildiğinden bazı bünyelerde ciddi allerjilere yol açabilmekte idi.

Daha sonraki yıllarda insan vücudunda bulunan hiyalüronik asid (Hyaluronic Acid) içeren maddeler üretilmeye başlandı. İlk piyasaya sürüleni 2003 yılında onay alan Restylane’isimli maddedir. Enjekte edilebilen ve jöle kıvamında olan bu madde allerji ve vücudun kabul etmesi yönünden sığır kollajeninden çok daha güvenli idi ve yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Daha sonra Poly-L-Lactic Acid (PLLA) isimli yeni bir ürün bulundu ve 2004 yılında onay alarak SCULPTRA ticari adı ile satılmaya başladı.

Takip eden yıllarda pek çok yeni ürün değişik isimler altında piyasada görünmeye başladı ve günümüzde FDA onayı olan ve olmayan çok sayıda dolgu maddesi dünyanın her tarafında üretilmekte ve satılmaktadır.

Yukarıda saydığımız bütün dolgu maddeleri enjekte edildikleri bölgede zaman içinde vücut tarafından tamamen eritilip yok edilmektedirler. Bunun hem iyi hem de kötü tarafları vardır. İyi tarafı istenmeyen bir etki yaptıklarında eridikleri için bu istenmeyen etki de zamanla azalıp kaybolmaktadır. Kötü tarafı ise belli aralıklarlar sürekli olarak tekrar uygulanmaları gereğidir. Tüm çalışmalara karşın geçici dolgu maddelerinin ömrü genel olarak bir yıldan daha az olmaktadır. Hatta tekrarlayan enjeksiyonlardan sonra kalıcılık süresi daha da kısalmaktadır.

Günümüzde piyasada erimeyen kalıcı dolgular da satılmaktadır. Örnek olarak polymethylmethacrylate küreleri, kollajen ve lokal anestetik içeren ARTEFILL isimli maddeyi verebiliriz. 2006 yılında onay almasına karşın çok yaygınlaşamamıştır. Bunun en önemli nedeni bu maddelerin enjeksiyonundan sonra eğer istenmeyen bir durum veya görünüm ortaya çıkar ise bu maddelerin temizlenmesinin çok güç hatta imkansız oluşudur. Özellikle iltahap yaptıkları zaman uzun süren akıntılara ve sonuçta istenmeyen izlere neden olabilmektedirler.

Bütün bu teknik bilgilerden sonra dolgu maddelerinin neden ortaya çıktığını inceleyelim. Yaşlılıkta özellikle deride kırışıklık, çöküntüler ve sarkmaların olduğunu herkes bilmektedir. Uzun yıllar yüzdeki kırışıklıkları gidermenin en yaygın yolu yüz germe yani derinin gerilmesi ameliyatları olmuştur. Yüz germe ameliyatları uzun süren masraflı ve az da olsa komplikasyon yani istenmeyen sonuçları olan ameliyatlardır. Sarkmalarda çok iyi sonuç vermesine karşın bazı kırışıklıkların ve çöküntülerin düzeltilmesinde yetersiz kalabilmekte idiler. Oysa dolgu maddeleri enjektör ile çekilip verilmeye hazır jöle kıvamında maddelerdir. Uygulanmaları için özel bir ameliyathane gerekmez. Herhangi bir muayene koltuğu veya masasında ek bir işlem gerektirmeden enjekte edilebilir ve akabinde hasta yürüyerek işine gidebilir. Enjektörlerin iğneleri çok ince olduklarından genellikle ağrısız olarak yapılabilirler ve usta ellerde yapıldıkları yerde kanama veya morluğa neden olmazlar. Derinin en alt tabakasına yapıldıklarında deride bir şişme yaparlar ve bu da kırışıklıkların gerilerek kaybolması veya azalmasına neden olur. Ayrıca dudak bölgesine dolgunluk sağlamak için de yapılabilirler.

Dolgu maddelerinin bu kırışıklık azaltıcı etkileri yüz germe ameliyatlarını nasıl etkiledi? Özellikle alt gözkapağı estetiğinde yanaktaki yağların erimesi ve aşağı sarkması gözkapaklarını yaşlı göstermektedir. Oysa yanakların doldurulması göz kapaklarını daha çukurda bırakmakta ve torbalı görünüm dolaylı olarak ortadan kalkmaktadır. Gözkapaklarına dolgu yapılması bir ameliyattan çok daha kolaydır. Ancak şunu da unutmamak gerekir: İleri derecede sarkmaları olan bir yüzde dolgu maddeleri gevşemiş ve sarkmış bir deriyi gergin bir hale getiremez. Bunun için mutlaka derinin fazla kısımlarının kesilerek alınması lazımdır ve bu da ancak yüz veya gözkapağı germe ameliyatları ile yapılabilir.

Günümüzde biz Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahlar artık dolgu ve germe ameliyatlarını birleştirerek daha küçük kesi ve izler bırakarak yüz ve gözkapağı güzelliğini sağlayabilmekteyiz. Dolgu maddesi olarak da kişinin kendi yağının kullanılması giderek daha popüler olmaktadır. Dolguların küçük şişelerde çok küçük miktarlarda satılmasına karşın genellikle en zayıf kişilerde bile yüze yetecek kadar yağ bulunabilmektedir. Genel inanışın aksine iyi ellerde yapıldığı takdirde yağ dolguları kalıcı olmaktadır ve yan etkileri diğer bütün ticari dolgulardan daha azdır.

Prof. Dr. Ege Özgentaş arasıra hiyalüronik asid dolgusu kullanmasına karşın hastalarında genel olarak yağ dolgusunu tercih etmektedir.

İdeal Erkek Görüntüsü Nasıl Olmalı?

Güzellik kadınların vazgeçilmez bir tutkusu. Bu nedenle estetik ameliyatlar genellikle kadınlarda daha yaygın idi. Ancak bu durum giderek değişiyor. Erkekler arasında da estetik ameliyatlar giderek artmaktadır.

Güzel kadın tanımı her ülkede değişmekle birlikte genel çizgileri ile iyi bilinmektedir. Erkeklerdeki görünümün nasıl olması ise daha az tartışılan bir konudur.

Bu videoda Prof. Dr. Ege Özgentaş MBC televizyonuna verdiği bir söyleşide erkek görüntüsünün ana çizgilerini anlatmaktadır:

Plastik Cerrahi Limitlerini Zorlayan Hastalar

Güzel olmak her kadının ve erkeğin arzusudur. Genellikle gençler kendilerini medyada ün kazanmış kişilere benzetmeye meraklıdırlar.

Daha önceki bir yazımızda ünlü bebek Barbie’ye benzemek isteyen mankenlerden bahsetmiştik (Barbie Bebek Güzelliği Gerçekçi mi?). Temmuz 2016 da Las Vegas’ta yapılan bir estetik yarışmasında Pixee Fox adı ile tanınan bir manken kendisini çizgi film kahramanı Jessica Rabbit’e benzemekte gösterdiği başarı nedeni ile ödül aldı.

Estetik cerrahi kişilerin daha güzel, daha sağlıklı ve daha dinamik görünmeleri için mükemmel bir araçtır. Görüntüsünden memnun olmayan insanların özgüvenlerine kavuşmalarına ve hayatı mutlu yaşamalarına yol açar.

Ancak estetik cerrahi’nin amacı tamamen bambaşka bir görüntüdeki kişiler yaratmak değildir. Yukarıda bahsettiğim sözde estetik ödülü kazanan Pixee Fox’un hikayesi gerçekten ders çıkartılması gereken bir hikayedir.

Aslında güzel bir yüz ve vücuda sahip olan İsveç’li genç ve yetenekli bir kız daha 18 yaşını doldurmadan görüntüsü ile ilgili bazı ameliyatlar olmak istiyor ve İsveç’li doktorlar bunu uygun bulmuyorlar. Bunun üzerine Amerika’ya gidiyor ve üst gözkapağı germe, burun ve meme büyütme ameliyatları olarak dönüyor. Ancak bir süre sonra bu ameliyatların hiçbirinden memnun kalmadığı için kendi söylemi ile “transformasyon” yani tam değişim için İsveç’li plastik cerrahlara başvuruyor. İsteği kabul görmeyince tekrar Amerika’ya giderek bir seri ameliyatlar olmaya başlıyor. Bütün bu işlemler 2013 ile 2016 arasındaki dönemde oluyor. Toplam olarak kendisine yapılan estetik işlemleri söyle sıralayabiliriz:

Saçlı deri içinden kesi ile yapılan kaş kaldırma ve alın germe
Örümcek ağı ile yüz germe
Kaşlar, göz kenarları, dudak kenarlarına birkaç kez kalıcı makyaj
İki kez gözkapağı estetiği
Kirpik ekilmesi
Göz rengi değiştirilmesi
3 kez burun ameliyatı
Dudak dolgusu
Dudaklara yağ enjeksiyonu
4 defa meme büyütme ameliyatı (silikon protez)
Göğüs kafesi değiştirme ( ince belli olmak için 6 adet kaburga kemiğinin çıkartılması)
Brezilya metodu ile kalça kaldırma
Kalçalara yağ enjeksiyonu
Bacaklara liposuction
Genital estetik (labiaplasti – küçük dudakların traşlanması)
Diode laser ile kılları aldırma.

İşin en ilginç yanı ise kendi ifadesi ile transformasyonun henüz tamamlanmadığı ve değişime devam edeceğini bildirmesidir.

Resimde de gördüğünüz gibi Pixee nin beğendiği karakter Jessica Rabbit’e ne kadar benzediği tartışılabilir. Ancak ameliyatlardan önceki halinin çok daha güzel ve doğal olduğu tartışılmaz.

Tıp dilinde anlamsız şekilde vücut ve görüntülerini değiştirme isteği BDD (Body Dysmorphic Disorder -vücut görünüm takıntısı bozukluğu) hastalığı olarak bilinir. Ciddi bir durumdur. Yapılan hiçbir ameliyat kişiye huzur vermez ve sonunda kişi ağır kayıplara uğrayabilir.

Bir plastik ve estetik cerrah gözü ile Pixee Fox’un durumunu da diğer meslektaşlarımız gibi BDD hastalığı olarak değerlendiriyoruz ve sonunun istenmeyen bir şekilde bitmemesini arzuluyoruz. Muhtemelen kendisini tek bir hekim ameliyat etmedi ve her hekim kendine göre zararsız ufak bir girişimde bulundu. Ama şu anki görüntü ne kadar güzel ve estetik tartışılır. Girdiği riskler ve ödediği paraya değip değmediği ise ayrı bir tartışma konusu.

Kadınlar Ayaklarını Yılbaşı Partisine Hazırlıyor

Noel Öncesi Ayak Estetiği

Christmas batı kültüründe oldukça önemli bir gündür. Hazırlıkları haftalarca öncesinden başlar ve görkemli kutlamalar yılbaşı olarak da devam eder.

Christmas ve yeni yıl partilerine herkes dikkat çeken kıyafetler ile katılmaya özen gösterirler. Özellikle kadınlar bacaklarını daha çekici göstermek için yüksek topuklu ayakkabıları tercih ederler. Ancak yüksek topuklar ile bütün gece çılgınca dansetmenin bedelini ayakkabılarını çıkardıkları zaman öderler: Terlemiş, şişmiş ve ağrılı ayaklar. Hatta bu durum bazı kadınlarda dansları ve partiyi erken bitirmeye bile yol açabilir.

Noel’e özgü ayak estetiği

Özellikle Avrupa ve Amerika’da bazı kadınlar yüksek topuklu ayakkabıların yol açtığı rahatsızlıkları azaltmak için Noel öncesi ayaklarına estetik yaptırmaktadırlar.

Yüksek topuklar ile uzun süre ayakta kalma ve dansetmenin en belirgin sıkıntısı ayaklardaki terlemedir. Bu hem kötü kokuya hem de deride sürtünme yaralarına yol açar. Ayakların şişmesi de ayakkabının sıkmasına yol açarak rahatsızlık verir.

Botulinum toksini

Botulinum toksini ayak terlemesini azaltır. Toksin ayağın çok terleyen bölgelerinde deri altına enjekte edilir. Batırılan iğnelerin ağrı vermemesi için enjeksiyon öncesi ayak derisine uyuşturucu (anestetik) krem sürülerek beklenir ve böylece iğnelerin ağrısız yapılabilmesi sağlanır. Botulinum toksini terleme giderici etkisini 3 ile 7 gün arasında gösterir ve bu etki en az 3-4 ay devam eder. Bu nedenle Noel partisinden  en az bir hafta önce yapılması önerilir.

Dolgu

Yüksek topukların ikinci bilinen rahatsızlığı ise ayak parmakları ile ayağın birleştiği bölgede görünür. Burası topuklu ayakkabının yere en güçlü bastığı yerdir. Uzun süre hareketli olunduğunda buradaki derin yapılar ayağın diğer bölgelerine göre çok daha fazla basınç altında kaldığında tahriş olarak ağrının ortaya çıkmasına yol açarlar. Bu ağrının azaltılması için en fazla basınç alan bölgelerde deri altına dolgu yapmak ikinci bir yastıkçık oluşmasını sağlar ve baskı hissi ve tahrişi azaltabilir.  Dolgu hazır satılan hiyalüronik asit enjeksiyonları ile yapılabildiği gibi, kişinin kendi yağ dokusu enjekte edilerek de yapılabilir. Dolgu etkisini yapıldığı andan itibaren göstermeye başlar. Ancak yürürken rahatsızlık vermemesi için en az 2 gün önceden yapılmalıdır. Özellikle ileri yaştaki kadınların ayaklarındaki yastıkçıklar zaman içinde inceldiğinden dolgu çok daha rahatlatıcı olur.

Genellikle dolgu ile botox ayaklara ayni anda yapılır ve daha önce de belirtildiği gibi partiden bir hafta önce yapılması önerilir.

Çağımızda kadınların istekleri estetik ve plastik cerrahinin çalışma alanlarını önemli ölçüde genişletmiştir. Bundan 20 yıl önce bahsedildiğinde gülünç olarak değerlendirilebilecek işlemler günümüzde doğal hale gelmektedir. İleride bunun hiç tahmin edemiyedeğimiz örneklerini görmeye devam edeceğiz.

Öğretmenler Günü

Asla Unutulmaması Gereken Bir Gün: Öğretmenler Günü

24 Kasım “Öğretmenler Günü” nü kutluyoruz. Sıradan günlerden oldukça farklı. Pek çoğumuz meslek sahibiyiz. En azından okuma yazma biliyoruz. Kendini yetiştirmiş olanlarımız olsa bile bunlar da bu işin nasıl yapılacağını öğretmenlerinden öğrendi. Bir akademisyen olarak pek çok öğretmenim oldu. İlk ve orta öğretim, lise, üniversite, daha sonra ihtisas. Sonraki yıllarımda artık kendimi eğitiyordum ve asistanlarıma ve tıp öğrencilerine öğretmenlik yapıyordum. Eğitimim doçentlik profesörlük derken hayat okulunda hala devam ediyor. Çok ilginçtir ki şu zamanlarda öğretmenlerim hastalarım. Ayni zamanda ben de birlikte çalıştığım herkesin bir anlamda öğretmeniyim. Yani kısaca öğrenme ve öğretme hiç bitmeyecek. Ama amacı düzgün insan yetiştirmek olan öğretmenlik dünyanın en kutsal mesleği olmaya devam edecek. Bugünlere gelmeme katkısı olan bütün öğretmenlerimin saygı ile ellerinden öpüyor, aramızdan ayrılanlara rahmet diliyorum. Hakkınız ödenemez.